Menfi tespit davası nedir?

Menfi Tespit Davası Nedir?

6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu’nda düzenleme alanı bulan menfi tespit davası, borçlu tarafından açılan bir dava türüdür. Menfi tespit davası, gerçekte var olmayan bir borç ya da geçersiz bir hukuki ilişki nedeniyle borçlunun icra takibine maruz kalması muhtemel olan veyahut icra takibine maruz kalan borçlunun gerçekte borçlu olmadığını ispat etmek için açtığı davadır. (HUKUK GENEL KURULU 2021/866 K.) Menfi Tespit Davası İcra ve İflas Kanunu’nun 72. Maddesinde şu şekilde anılmıştır:

“Borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir.

İcra takibinden önce açılan menfi tespit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde on beşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir.

İcra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde on beşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyla icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebilir.”

Menfi Tespit Davası Ne Zaman Açılır?

İlgili maddenin lafzından da anlaşılacağı üzere, menfi tespit davası borçlu tarafından takip başlatılmadan önce veyahut icra takibi başlatıldığı esnada açılabilir. Kendisine icra takibi başlatılmış ve ödeme emrine itiraz etmemiş borçlu dahi, menfi tespit davası açarak borçlu herhangi bir borcu bulunmadığını ileri sürebilir. Menfi tespit davasının icra takibinin kesinleşmesinden önce sonuçlanmaması ve menfi tespit davası devam etmekte iken paranın alacaklıya ödenmesi halinde, söz konusu davaya istirdat davası olarak devam edilir. İstirdat davası da başka bir yazımızın konusu olarak kaleme alınacaktır.

Menfi Tespit Davasında İspat Yükü

Menfi tespit davalarında ispat yükünün değerlendirilmesi gerekirse, kural olarak bu yük alacaklıya aittir. Ancak konuya ilişkin şu Yargıtay Kararı dikkate alınmalıdır:

“Menfi tespit davasında ispat yükü, kural olarak davalı alacaklıya düşer; fakat davacıya (borçluya) düştüğü haller de vardır. Davacı, davalının varlığını iddia ettiği hukuki ilişkiyi (mesela borcu) sadece inkâr etmekle yetinmekte ise, yani bu hukuki ilişkinin (borcun) hiç doğmadığını ileri sürmekte ise ispat yükü davalıya düşer. Çünkü hukuki ilişkinin (borcun) varlığını iddia eden taraf davalıdır. Ancak alacaklının dayandığı senedin karşılıksız olduğunu ispat yükü, davacıya düşer. Bunun gibi, davacı, davalının iddia ettiği alacağın ödeme, ibra ve takas gibi bir nedenle son bulduğunu ileri sürerse, bu iddiayı ispat yükü davacıya düşer.” (YARGITAY HUKUK GENEL KURULU 2017/934 E., 2021/114 K.)

Menfi Tespit Davalarında Yetki ve Zamanaşımı

Menfi tespit davalarında yetki; İcra ve İflas Kanunu’nun 72/8. maddesi uyarınca davalının yerleşim yeri mahkemesi veya takibe başlandıktan sonra menfi tespit davası açılmışsa takibin yapıldığı icra dairesinin bulunduğu yer mahkemesidir. Zamanaşımı bakımındansa dava konusunu oluşturan borcun niteliğine göre süreler farklı olabilmekle birlikte genel olarak zamanaşımı süresi 10 yıldır.