ihracat bedelinin yurda getirilmemesi halinde ne kadar ceza uygulanır kaç gün sürede yurtdışından gelen para ülkeye sokulmalıdır Ataşehir avukat ticaret avukatı şirket avukatı

İhracat Bedelinin Yurda Getirilmemesi ve Cezası

İhracat bedellerinin yurda getirilmesi, Türkiye Cumhuriyet yasalarına göre hukuki bir zorunluluktur. Bu şekilde ihraç edilen mallardan elde edilen ücretlerin ülkemize girilerek rezerv sağlanması amaçlanmıştır. Konuya ilişkin ilgili hükümler özel olarak İhracat Genelgesi’nde düzenlenmiş olup bugünkü yazımızda ihraç bedellerinin yurda getirilmesinin önemi ve cezai sorumluluğu kaleme alınacaktır.

İhracat Genelgesi’nin 4. Maddesi uyarınca ihracatı gerçekleştirilen işlemlerin bedellerinin yurda getirilme süresi fiili ihraç tarihinden itibaren 180 günü geçemez. İhracat işlemlerine ait sözleşmelerde bedellerin tahsili için fiili ihraç tarihinden itibaren 180 günden fazla vade öngörülmesi durumunda, bedellerin yurda getirilme süresi vade bitiminden itibaren 90 günü geçemez. Öngörülen vadenin tespiti için ihracatçının yazılı beyanıyla birlikte vade içeren sözleşmenin ya da vadeyi tevsik niteliğini haiz proforma fatura veya poliçenin aracı bankaya ibrazı zorunludur.

Burada bahsi geçen fiili ihraç kavramı, ihraç edilen mal veya hizmetin ihracat beyannamesinin kapanma tarihidir. Maddede öngörülmüş olan 180 günlük süre azami olup, bedellerin ithalatçının ödemesini müteakip doğrudan ve gecikmeden yurda getirilmesi esas olarak kabul edilmektedir.

UYGULANACAK CEZA

Yukarıda açıkladığımız kanuni zorunluluklar gereğince, fiili ihraç tarihinden itibaren 180 gün içerisinde ihraç bedelinin yurda getirilmemesi veya bu duruma ilişkin işlemlerin tamamlanmamış olması hallerinde idari para cezası verileceği belirtilmiştir.

Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkında Kanun’un 1. Maddesi uyarınca: “ Kambiyo, nukut, esham ve tahvilat alım satımı ve kıymetli madenler ve kıymetli taşlarla bunlardan mamul veya bunları muhtevi her nevi eşya ve kıymetlerin alım satımı, kıymetli madenlerin rafinajı ile tüm bu eşya ve kıymetlerin, ticari senetlerin ve tediyeyi temine yarayan her türlü vasıta ve vesikaların memleketten ihracı veya memlekete ithalinin tanzim ve tahdidine ve Türk Parasının kıymetinin korunmasının zımnında kararlar ittihazına Cumhurbaşkanı yetkilidir.” Söz konusu madde ile ihracat fiillerinde Türk Parasının korunmasına ilişkin alınacak kararların kabulünde Cumhurbaşkanının yetkili olduğu kabul edilmiştir.

Yine aynı Kanunun 3/3. Maddesi uyarınca: “Her türlü mal, kıymet, hizmet ve sermaye ithal ve ihraç edenler veya bu işlemlerden doğan alacakların 1 inci maddeye göre alınan kararlardaki hükümlere göre ve bu kararlarda tayin edilen süreler içinde yurda getirmeyenler, yurda getirmekle yükümlü oldukları kıymetlerin rayiç bedelinin yüzde beşi kadar idari para cezasıyla cezalandırılır. Bu maddede ön görülen idari para cezasının verilmesine cumhuriyet savcıları yetkilidir. Cumhuriyet savcısı tarafından yapılan inceleme neticesinde ihracat bedelinin ilgili süre içerisinde ülkeye getirilmediği tespit edilirse, yurda getirilmeyen ihraç bedelinin %5’i oranında nispi idari para cezasına karar verilir.

İhraç bedelinin yurda sokulmasında 180 günün aşıldığı, ancak henüz idari para cezası uygulanmadan bedelin yurtiçine getirildiği durumlarda, ihraç bedelinin %2,5’unu geçmemek üzere idari para cezası uygulanır. 

PARA CEZASINA KARŞI BAŞVURULABİLECEK YOLLAR

Cumhuriyet savcısının idari para cezasına karar vermesine müteakip, söz konusu cezanın sorumluya tebliğ edilmesinden itibaren 15 gün içerisinde ilgili Sulh Ceza Hakimliğine itiraz hakkı mevcuttur. İstisnai durumlar dışında genel olarak duruşmasız yapılan inceleme sonucu, itirazın kabulüne veya reddine dair karar verilir. Sulh Ceza Hakimliğinin itiraz başvurusunun reddine karar verilmesi halinde; ret kararının tebliğinden itibaren 7 gün içerisinde tekrardan itiraz etme hakkı bulunmaktadır. Söz konusu ikinci itirazı, ilk itirazı inceleyen Sulh Ceza Hakimliğinin bir üst numarası olan Sulh Ceza Hakimliği inceler ve sonuç olarak vereceği karar artık kesin nitelik taşır.

**Önemle belirtmek gerekir ki, Sulh Ceza Hakimliğine itiraz başvurusunda bulunmak için idari para cezasının ilk aşamada ödenmesi bir zorunluluk değildir.