alt işveren nedir alt işverenin sorumluluğu nedir iş kazasında asıl işveren sorumlu mudur alt işveren kime denir

Alt İşverenlik Uygulaması ve Unsurları

ALT İŞVERENLİK TANIMI

İş Kanunu md. 2/6’ya göre alt işverenlik; bir işverenin, işyerindeki mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerini veya asıl işin bir bölümünü, işletmenin ve işin gereği ya da teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektirmesi sebebiyle başka bir işverene vermesi ve bu işverenin de görevlendirdiği işçileri sadece bu işte çalıştırmasıyla kurulan asıl işveren–alt işveren ilişkisidir.

Dünyada küreselleşme ile artan rekabet, çalışma hayatındaki hızlı teknolojik gelişimler, uzmanlık gerektiren işlerin çoğalması ve yaygınlaşması “alt işverenlik” uygulamasının gün geçtikçe artmasına yol açmaktadır.

ASIL İŞVEREN- ALT İŞVEREN İLİŞKİSİ

Asıl işveren ile alt işveren arasındaki ilişkisinin kurulması, Alt İşverenlik Yönetmeliği madde 4’de belirtilen şartlara bağlanmıştır.

“MADDE 4 – (1) Asıl işveren alt işveren ilişkisinin kurulabilmesi için;

a) Asıl işverenin işyerinde mal veya hizmet üretimi işlerinde çalışan kendi işçileri de bulunmalıdır.

b) Alt işverene verilen iş, işyerinde mal veya hizmet üretiminin yardımcı işlerinden olmalıdır. Asıl işin bölünerek alt işverene verilmesi durumunda ise, verilen iş işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren bir iş olmalıdır.

c) Alt işveren, üstlendiği iş için görevlendirdiği işçilerini sadece o işyerinde aldığı işte çalıştırmalıdır.

ç) Alt işverene verilen iş, işyerinde yürütülen mal veya hizmet üretimine ilişkin bir iş olmalı, asıl işe bağımlı ve asıl iş sürdüğü müddetçe devam eden bir iş olmalıdır.

d) Alt işveren, daha önce o işyerinde çalıştırılan bir kimse olmamalıdır. Ancak daha önce o işyerinde çalıştırılan işçinin bilahare tüzel kişi şirketin ya da adi ortaklığın hissedarı olması, alt işveren ilişkisi kurmasına engel teşkil etmez.”

Bu unsurlardan birinin yokluğu halinde alt işverenlikten söz edilemez.

ALT İŞVERENLİK UYGULAMASININ UNSURLARI

4857 sayılı Kanunun 2. Maddesindeki düzenlemeye göre alt işverenlik uygulamasının unsurları genel olarak; mal veya hizmet üretimi için kurulu işyerinde işçi çalıştıran asıl işverenin varlığı, işin işyerinde yürütülen mal ve hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerden veya işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren asıl işin bir bölümü veya yardımcı işlerden olması, işin asıl işverene ait iş organizasyonunda yapılması, alt işveren işçilerinin sadece asıl işverenin işyerinde çalıştırılmasına ilişkin koşullar ve asıl işverenin işçisinin çalıştırılması ve asıl işverenin alt işveren seçimine ilişkin sınırlamalar olarak sıralanmaktadır.

a) Asıl İşverenin Varlığı
İşyerinde mal veya hizmet üreten ve kendi işçilerini çalıştıran bir asıl işveren olmalıdır.
Alt işverenlik uygulaması, bu asıl işverenin varlığına bağlıdır.

b) İşin Niteliğine Uygunluk
Alt işverene verilen iş, genellikle asıl işin yardımcı işleri olmalıdır.
Bazı durumlarda, işin bir bölümü teknik veya uzmanlık gerektiriyorsa alt işverene devredilebilir.

c) İşin Aynı İş Organizasyonu İçinde Yapılması
Alt işverenin yaptığı işler, asıl işverenin işyerindeki üretim düzeni içinde yürütülmelidir.
İş, asıl işverenin organizasyonundan bağımsız olmamalıdır.

d) Alt İşveren İşçilerinin Sadece Bu İşyerinde Çalışması
Alt işverenin işçileri yalnızca asıl işverenin işyerinde görev yapmalıdır.
Başka yerlerde veya başka işler için çalıştırılamazlar.

e) Asıl İşverenin İşçilerinin Alt İşverende Çalıştırılmaması
Asıl işveren, kendi işçilerini alt işveren işçisi gibi gösteremez.
Bu durum işçilerin hak kaybına uğramasına yol açar ve hukuka aykırıdır.

f) Alt İşveren Seçiminde Sınırlamalar
Asıl işveren, alt işveren seçerken hukuka aykırı veya kötü niyetli davranamaz.
Amaç, işçilerin haklarını azaltmak veya maliyetleri haksız şekilde düşürmek olamaz.

ALT İŞVERENLİK UYGULAMASINDA SORUMLULUK

İş kanunu Madde 2/7 uyarınca asıl işveren ve alt işveren arasında kurulan ilişkiden doğan yükümlülüklerden asıl işveren ve alt işveren açısından birlikte (müteselsil) sorumluluk esası benimsenmiştir.

Taraflar arasındaki ilişkide asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur.

Mevzuatta, asıl işveren ve alt işveren ilişkisine bağlı olarak çeşitli hukuki sonuçlar öngörülmüştür. Bu sonuçlardan biri, asıl işverenin, alt işverenin yerine getirmediği bazı yükümlülüklerden dolayı alacaklılara karşı birlikte sorumlu tutulmasıdır. Bu müteselsil sorumluluk yalnızca iş hukuku çerçevesinde değil, iş sağlığı ve güvenliği ile sosyal güvenlik hukuku alanlarında da geçerlidir. Buna göre, asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı kanundan veya sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerinden ötürü alt işverenle birlikte sorumludur. Ayrıca, bu sorumluluğun işyerinde meydana gelen iş kazaları veya meslek hastalıkları nedeniyle talep edilen tazminatlarda da geçerli olduğu kabul edilmektedir. Ancak sosyal güvenlik hukuku açısından asıl işverenin müteselsil sorumluluğunun kapsamı, doktrin ve yargı kararlarında farklı yorumlara açık bir konudur.

Anlattığımız bilgiler ışığında, alt işverenlik, asıl işverenin işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işler veya uzmanlık gerektiren işlerin belirli şartlar altında başka bir işverene devredilmesiyle ortaya çıkan hukuki ilişkiyi ifade eder. Bu ilişkide, alt işveren işçilerini yalnızca devredilen işte çalıştırmak zorundadır ve asıl işveren, kendi işçilerini alt işveren işçisi gibi gösteremez. Alt işverenlik uygulamasının geçerli olabilmesi için asıl işverenin varlığı, işin niteliği, işin aynı iş organizasyonu içinde yürütülmesi ve alt işverenin daha önce işyerinde çalışmamış olması gibi unsurların bulunması gerekir. Ayrıca, iş kanunu çerçevesinde asıl işveren ve alt işveren, alt işverenin işçilerine karşı doğan yükümlülüklerden birlikte (müteselsil) sorumludur. Bu sorumluluk, iş hukuku, iş sağlığı ve güvenliği ile sosyal güvenlik alanlarında da geçerlidir ve iş kazaları, meslek hastalıkları veya alacaklı talepleri açısından asıl işvereni yükümlü kılar.