Çifte vergilendirme durumu, verginin konusunu ilgilendiren tek bir işlem neticesinde birden fazla kez vergi ödemek zorunda kalınmasıdır. Vergilendirmede nitelendirebileceğimiz genel kural, vergi konusu işlem veya faaliyet üzerinden sadece bir kez vergi alınmasıdır. Ancak, bu kurala istisnai olarak bazı özel durumlarda çifte vergilendirme problemi ile karşılaşılabilmektedir.
Çifte vergilendirme, salt tek bir ülke sınırları içinde değil; eş zamanlı olarak uluslararası düzeyde de karşılaşılan bir durumdur. Örneğin, bir kişinin ikamet ettiği ülke ile gelir elde ettiği ülkenin farklı olması, kişinin başka bir ülkede taşınmaz mala sahip olması ve daha birçok örneği bulunan durumlarında çifte vergilendirme uygulaması ile karşılaşılmaktadır.
Ayrıca, birden fazla ülke sınırında üretim faaliyetinde bulunan veya hizmet sunan şirketlerin elde ettikleri gelirlerin vergilendirilmesi hususunda da benzer problemler yaşanabilir. Bahsi geçen durumlarda vergi mükelleflerinin birden fazla ülkede vergi ödeme yükümlülüğü ile karşı karşıya kalmaları mümkündür. Bu ağır vergi yükünün hafifletilmesi adına devletler arasında çifte vergilendirmeyi önleme anlaşması yapılmaktadır. 1 Eylül 2003 tarihinden itibaren 60 ülke ile imzalanmış bu anlaşmanın içeriği ve sağladığı yararlar bugünkü yazımızda ele alınacaktır.
Anlaşmanın Ülkemize Sağladığı Avantajlar
Yurt dışında ikamet eden Türk vatandaşlarının kazandıkları gelirlerin hem çalıştıkları ülkede hem de Türkiye’de vergilendirilmesi hususu, mükerrer vergilendirme riskine sebep olmaktadır. Bu mağduriyetin önlenebilmesi adına, Türkiye ile ilgili diğer devletler arasında “Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşmaları” imzalanmıştır. Halihazırda birçok ülke ile aramızda yürürlüğe girmiş olan bu anlaşmalar sayesinde, Türk vatandaşlarımız açısından vergi yükü hafifletilmiş olup uluslararası elde edilen gelirlerin adil şekilde vergilendirilmesi sağlanmaktadır.
Söz konusu anlaşma sadece Türk vatandaşlarının yurt dışında elde ettikleri gelirlerin adil vergilendirilmesi açısından değil; aynı zamanda yabancı yatırımcıların Türkiye’de yapacakları yatırımları teşvik etmesi bakımından da oldukça büyük bir öneme sahiptir. Çünkü, Türkiye’de gelir elde eden yabancı uyruklu yatırımcı bu gelirin kendi ülkesinde yeniden vergilendirilmeye maruz kalmayacağını bilerek yatırım yapma kararı alma sürecinde daha rahat hareket edebilmektedir. Böylece Türkiye’ye doğrudan yabancı sermaye girişi artmakta ve ülkemizin dış pazar payında genişlemesinde katkı sağlamaktadır.
Anlaşmanın Genel İçeriği
Ülkemiz, üçüncü ülkeler ile çifte vergilendirmeyi önleme anlaşmalarını ilk kez 1970 yılında imzalamaya başlamıştır. Söz konusu anlaşmalar ile uluslararası seviyede vergilendirme esaslarını netleştirerek hem yatırımcıların hem de devletlerin haklarını güvence altına almaya çalışılmıştır.
Bahsettiğimiz anlaşmalar kapsamında, ele alacağımız başlıklar ile sınırlı olmamakla birlikte çeşitli konularda düzenleme yapılmıştır:
- Ticari kazançlardan elde edilen gelirlerin vergilendirilme esası
- Gayrimenkullerden kazanılan gelirlerin vergilendirilme esası
- Serbest meslek kazançlarının vergilendirilme esası
- Müteahhitlik hizmetlerinin süresine bağlı olarak karşı ülkede bir iş yeri niteliği kazanıp kazanılmayacağı
- Uluslararası taşımacılık faaliyetinden doğan kazançların vergilendirilmesi
Açıklamış olduğumuz unsurlardan anlaşılacağı üzere, çifte vergilendirmeyi önleme anlaşmaları sadece devletleri koruma altına almakla sınırlı olmayıp, yatırım oranını geliştirme ve ülkeler arası ticaret akışını kolaylaştırma gibi birçok avantaj ile karşımıza çıkmaktadır.
Anlaşmaya Taraf Olan Devletler
Açıkladığımız ve ele aldığımız hususlar doğrultusunda, Türkiye 1 Eylül 2003 tarihi itibariyle 60 ülke ile çifte vergilendirmeyi önleme anlaşması imzalamıştır. Bu ülkeler Amerika Birleşik Devletleri (ABD), Almanya, Arnavutluk, Avusturya, Azerbaycan, Bangladeş, Belarus, Belçika, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Bulgaristan, Cezayir, Çek Cumhuriyeti, Çin Halk Cumhuriyeti (ÇHC), Danimarka, Endonezya, Estonya, Finlandiya, Fransa, Güney Kore, Hırvatistan, Hindistan, Hollanda, İngiltere, İran, İspanya, İsrail, İsveç, İtalya, Japonya, Katar, Kazakistan, Kırgızistan, Kuveyt, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC), Letonya, Litvanya, Lüksemburg, Macaristan, Makedonya, Malezya, Mısır, Moğolistan, Moldova, Norveç, Özbekistan, Pakistan, Polonya, Romanya, Rusya Federasyonu (RF), Singapur, Slovakya, Slovenya, Sudan, Suudî Arabistan, Tacikistan, Tayland, Tunus, Türkmenistan, Ukrayna ve Ürdün’dür.



