kovuşturma nedir? ceza muhakemesi usul hukuku

Kovuşturma Nedir?

Kovuşturma, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 175/1. maddesi uyarınca  suç şüphesi altında bulunan kişi hakkında soruşturma aşamasında yeterli şüpheye ulaşıldığı takdirde iddianame düzenlenerek, mahkeme tarafından iddianamenin kabul ile başlayan ve hükmün kesinleşmesine kadar geçen süreci ifade etmektedir. Kovuşturma süreci sona erene kadar suç isnadıyla yargılanan kişi sanık sıfatını alacaktır. Tüzel kişiler sanık sıfatına sahip olamamaktadır.  Sadece akli iradesi yerinde olan gerçek kişiler şüpheli veya sanık olabilmektedir.

Kovuşturma aşaması, yetkili ve görevli mahkeme tarafından yönetilmektedir. İlk olarak Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 191. maddesi uyarınca sanığın ve müdafiinin hazır bulunup bulunmadığı, çağrılmış tanık ve bilirkişilerin gelip gelmedikleri saptanarak duruşmaya başlanır. Mahkeme başkanı veya hâkim, sanığın sorgusunu yaparak  delillerin ikame edilmesini sağlar. Eğer sanık duruşmaya gelmez ise hakkında duruşma yapılmamasıyla birlikte sanığın  gelmemesine ilişkin herhangi bir mazeret sunmamışsa hakkında zorla getirilme kararı verilir. Mahkeme tarafından her zaman sanığın  zorla getirilme kararı veya yakalama emriyle getirilmesine karar verebileceği  unutulmamalıdır.

Kovuşturma aşamasında sanığın sahip olduğu hakları bilmesi çok önemli bir husustur. Gerek yerel mevzuat gerekse uluslararası mevzuat ve içtihatlar çerçevesinde sanığın sahip olduğu hakları koruma altına alınmıştır. Bu haklardan bazılar şunlardır: Suçlamaları öğrenme hakkı, adil yargılanma hakkı , müdafiden yararlanma hakkı, susma hakkı  ve delillerin toplanmasını isteme hakkı. Konuya ilişkin Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun bir kararı şöyledir:

Sanığın müdafiisinin duruşmada hazır bulunmamasından dolayı mahkeme tarafından derhal başka bir müdafi görevlendirilmeden yargılamaya devam edilip müdafiinin yokluğunda hüküm kurulması sanığın savunma hakkının kısıtladığından dolayı bozmayı gerektirmiştir.

Sanığın yargılaması Ceza Muhakemesi Kanunu’nun ilgili hükümleri uyarınca tamamlandıktan sonra, mahkeme heyeti veya hakim hüküm verme aşamasına geçtiğini taraflara bildirir. Cumhuriyet savcısı, esas hakkında mütalaa vererek sanığa ve suç isnadına ilişkin son yorumunu beyan eder. Cumhuriyet savcısı esas hakkında mütalaa verdikten sonra sanığa savunmasını yapabilmesi için gerekli süre verilir. Esasa ilişkin savunmaların mahkemeye sunulmasından sonra hüküm açıklanmadan önce sanığa son söz verilir. Önemle belirtmek gerekir ki, hüküm açıklanmadan önce sanığa son sözün verilmemesi bozma sebebidir. Sanığın son sözlerini söylemesinden sonra hüküm açıklanarak kovuşturma aşaması tamamlanır. Mahkeme tarafından Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223. maddesi uyarınca aşağıda yer alan hüküm çeşitlerinden birisine gerekçesi açıklanarak karar verebilir:

  1. Mahkumiyet kararı
  2. Beraat kararı
  3. Davanın reddi kararı
  4. Ceza verilmesine yer olmadığı kararı
  5. Güvenlik tedbirine hükmedilmesi kararı
  6. Davanın düşmesi kararı