NAFAKA ALACAĞI
Nafaka, boşanma veya ayrılık sonrasında ekonomik olarak zor durumda kalan eşin diğer eşe veya çocuklarına mahkeme kararıyla bağladığı maddi yükümlülüktür. Bu ödeme yükümlülüğü aynı zamanda bir sosyal güvencedir. Medeni Kanunu’na göre mahkeme kararıyla belirlenen nafakanın; yoksulluk nafakası, iştirak nafakası, tedbir nafakası ve yardım nafakası gibi farklı türleri bulunur. Mahkemece hükme bağlanan bu ödemeler zamanında yapılmadığı takdirde, alacaklı bu parayı tahsil etmek için icra yoluna başvurabilmektedir.
NAFAKA İCRA TAKİP SÜRECİ
Mahkeme kararı “ilam” niteliğinde olduğu için nafaka alacağı, ilamlı icra takibi yoluyla tahsil edilir. Alacaklı mahkeme kararını, ve kesinleşme şerhini içeren belgelerle birlikte icra dairesine başvurarak nafaka borçlusuna ödeme emri gönderilmesini talep edebilir.
Bu aşamada alacaklı, icra müdürlüğüne müracaat ederek icra takibini başlatır. Borçluya tebliğ edilen ödeme emrine yedi gün içinde itiraz edilmemesi hâlinde takip kesinleşir. Borcun süresi içinde ödenmemesi durumunda ise borçlunun banka hesapları, taşınır ve taşınmaz malları ile araçları üzerine haciz işlemi uygulanabilir. Bunun yanında, nafaka borcunun yerine getirilmemesi hâlinde borçlunun maaşına haciz konulması da mümkündür. Bu hukuki süreç, nafaka alacaklısının haklarının korunmasını ve alacağın tahsil edilmesini amaçlar.
NAFAKA İCRA TAKİBİ ZAMANAŞIMI
Nafaka türü fark etmeksizin nafaka alacağının zamanaşımı süresi 10 yıldır. Bu süre, nafaka bedelinin vadesi geldiği zaman ödenmemesi ile başlayan bir süreçtir.
CEZAİ YAPTIRIM
Nafaka borcunu yerine getirmeyen kişiler hakkında, İcra ve İflas Kanunu’nun 344. maddesi kapsamında tazyik hapsi yaptırımı uygulanabilir. Bu yaptırım, ceza hukuku anlamında klasik bir hapis cezası olmayıp, borçluyu yükümlülüğünü ifaya zorlamayı ve caydırıcılık sağlamayı amaçlayan bir tedbirdir.
Tazyik hapsine karar verilebilmesi için nafaka alacaklısının icra ceza mahkemesine şikâyet yoluna başvurması gerekir. Bu kapsamda, nafaka borcuna ilişkin kesinleşmiş bir mahkeme kararının bulunması, söz konusu alacak için başlatılan icra takibinin kesinleşmiş olması ve icra emrinin borçluya tebliğinden itibaren en az bir ayın geçmiş olması şarttır. Bununla birlikte, nafakanın ödenmemesinden itibaren üç ay içinde şikâyet hakkının kullanılması zorunludur.
Verdiğimiz bilgiler ışığında, icra takibinin başlatılması, borçlunun ödeme yapmaması durumunda hukuki yollardan nafaka alacağının tahsil edilmesini sağlar. Nafaka alacaklarının ödenmemesi, alacaklı taraf için ciddi bir hukuki süreç başlatabilir. İcra takibi yoluyla nafaka alacakları tahsil edilebilirken, borçluya uygulanacak yaptırımlar arasında maaş haczi, mal varlığına el konulması ve hapis cezası gibi işlemler yer alır.
Öte yandan, nafaka borcunun düzenli ödenmemesi hâlinde birikmiş nafaka alacakları için de ayrı bir icra takibi başlatılması mümkündür. Borçlunun ekonomik durumunda değişiklik yaşanması durumunda ise taraflar, nafakanın artırılması, azaltılması veya kaldırılması yönünde dava açma hakkına sahiptir. Bu kapsamda, nafaka alacaklarının etkin ve hızlı bir şekilde tahsili için sürecin hukuka uygun biçimde yürütülmesi ve uzman hukuki destek alınması, hak kayıplarının önlenmesi açısından büyük önem taşımaktadır. Bu süreçte nafaka borcunun zamanında ödenmesi, her iki tarafın da mağduriyet yaşamaması adına önem arz eder.



