Günümüzde vergilendirme sistemine tabi en önemli kaynaklardan birisi gelirdir. Her ülkenin vergilendirme sistemi, ülkenin ihtiyaçları ile ekonomik ve sosyal durumuna göre değişkenlik göstermektedir. Türk hukukunda ise gelir vergisinin uygulamadaki kaynakları ve hukuki sebeplerini inceleyebilmek için öncelikle gelir kavramının üzerinde durulması gerekmektedir: Gelir, gerçek bir kişinin 1 takvim yılı içerisinde elde etmiş olduğu kazanç ve iratların net tutarıdır.
193 Sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 2. maddesi uyarınca gelirin unsurları şu şekildedir:
1. Ticarî kazançlar,
2. Ziraî kazançlar,
3. Ücretler,
4. Serbest meslek kazançları,
5. Gayrimenkul sermaye iratları,
6. Menkul sermaye iratları,
7. Diğer kazanç ve iratlar.
193 Sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 3. maddesinde ise kimlerin gelir vergisi ödemekle mükellef olduğu sayılmıştır:
- Türkiye’de yerleşmiş olanlar
- Resmi daire ve müesseselere veya merkezi Türkiye’de bulunan teşekkül ve teşebbüslere bağlı olup adı geçen daire, müessese, teşekkül ve teşebbüslerin işleri dolayısıyla yabancı memleketlerde oturan Türk vatandaşları
Yukarıda yer verilen gerçek kişiler, Türkiye içinde ve dışında elde ettikleri kazanç ve iratların tamamı üzerinden vergilendirilir.
Türkiye’de Yerleşmiş Sayılan Haller
193 Sayılı Gelir Kanunu’nun 3. Maddesi uyarınca Türkiye’de yerleşmiş sayılan gerçek kişiler gelir vergisi ödemekle yükümlüdürler. Türkiye’de yerleşmiş sayılma kavramı geniş bir kavram olarak anlaşılabileceği için, kimlerin yerleşmiş sayılacağı hususu önem arz eder. Gelir vergisi Kanunu’nun 4. Maddesi uyarınca, ikametgahı Türkiye’de bulunanlar ile 1 takvim yılı içinde Türkiye’de devamlı olarak altı aydan fazla oturanlar Türkiye’de yerleşmiş sayılır.
Yerleşme Sayılmayan Haller
Bazı durumlarda yabancılar ülkede 6 aydan fazla kalsalar bile, Türkiye’de yerleşmiş sayılmazlar. Gelir Vergisi Kanunu’nun 5. Maddesi uyarınca yerleşmiş sayılmadıkları haller şu şekilde sayılmıştır:
- Belli ve geçici görev veya iş için Türkiye’ye gelen iş, ilim ve fen adamları, uzmanlar, memurlar, basın ve yayın muhabirleri ve durumları bunlara benzeyen diğer kimselerle tahsil veya tedavi veya istirahat veya seyahat maksadıyla gelenler,
- Tutukluluk, hükümlülük veya hastalık gibi elde olmayan sebeplerle Türkiye’de alıkonulmuş veya kalmış olanlar.
Gelir Vergisinin Ödenmesi Usulü
Gelir vergisi, her yılın mart ayının 25’ine kadar, gelir vergisi beyannamesi ile beraber mükellefin bağlı olduğu ikametgah veyahut iş yeri adresine ödenmelidir.
Gelir vergisinin taksit şeklinde de ödenmesi mümkündür. İlk taksit mart ayının sonuna kadar; ikinci taksit ise temmuz ayının sonuna kadar ödenebilmektedir. Ancak basit usulde tespit edilmiş olan ticari kazanca sahip mükellefler; ilk taksit şubat ayı, ikinci taksit ise haziran ayının 25’ine kadar ödenmelidir.



