AV. ECE YILDIRIM, LL.M.
Türkiye Cumhuriyeti’ndeki ekonomik şartların düzensizliği ve tahmin edilemezliği ile faaliyetlerini yurtdışı satışlarına
yönlendiren ticari şirketlerin sayısı her geçen gün artmaya başladı. İç piyasadaki alıcı marketinin ve üretim kapasitesinin
daralması, şirketlerin varlığının devamı için ihracatı neredeyse zorunlu kıldı. Ancak, yeterli hazırlık ve bilgi birikimi olmadan
ihracata atılan şirketlerde ortaya bazı problem çıkmakta. Bu problemlerin önlenebilmesi için, çokça sayıda hukuki mevzuat
ve düzenlemeler araştırılarak devam edilmesi gerekmekte. Bu yazımızda, sizler için bu hususları anlatıyoruz.
1.Gümrük Mevzuatları
İhracat işlemlerinin en temel unsuru tabi ki de gümrük mevzuatlarıdır. Gümrük mevzuatlarının derinlemesine bilinmesinin
en önemli avantajı, vergi muafiyetleri açısından olmaktadır. İhraç edilen malın niteliğine göre muafiyetler mevcut olup, bu
muafiyetlerden yararlanmak şirketler açısından ek bir kar sağlamaktadır.
Bunun yanı sıra, ihracatın sorunsuzca gerçekleşmesi ve alıcının eline ulaşması için gümrük kontrolü ile belgelerin eksiksiz ve
doğru olarak düzenlenmesi gerekmektedir. Niteliği itibariyle en önemli belgeler ihracat ve gümrük beyannameleridir. Bu
belgeler, ürünün ihracat işlemleri için gerekli tüm bilgileri içermektedirler ve gümrük vergilerinin hesaplanmasında
kullanılırlar.
Beyannameler dışında, fatura, menşe şahadetnamesi, konşimento, taşıma sigortası gibi belgelerin de düzenlenmesi
gerekmektedir. Özellikle ödemelerin alıcı taraftan alınabilmesi için bu belgeler önem taşır. Bu belgeler düzenlenirken malların
varış limanı/ülkesi de dikkate alınmalı ve karşı ülkenin istediği ek düzenlemeler olup olmadığı kontrol edilmelidir. Gümrük
mevzuatlarına aykırı hareketin sonuçları göz ardı edilmemelidir, belgelerde usulsüzlük cezai sorumluluk dahil birçok
probleme yol açabilir.
2.İhracat Sözleşmeleri
Yerel satım sözleşmelerinden ayrı olarak ihracat sözleşmelerine eklenmesi gereken birden fazla husus bulunmaktadır.
Öncelikle hem maliyet hem de tarafların sorumluluğunu düzenleyen Incoterms’lere bakılmalıdır. Incoterms, Uluslararası
Ticaret Odası tarafından çok uluslu ticari ilişkilerde temel şartları belirlemek için oluşturulmuş bir kurallar bütünüdür. Seçilen
teslimat şekli, sorumluluğun, işlemin hangi anında hangi tarafta olacağını belirler.
Uluslararası hukukta fazlasıyla dikkat edilen konulardan bir diğeri ödeme koşullarıdır. Ödemenin ne şekilde yapılacağı (Letter
of Credit, peşin, ön ödemeli vb.) sözleşmede kararlaştırılan bir durumdur. Ödeme güvenliğini sağlamak amacıyla bu maddeler
sözleşmeye eklenmelidir.
Tüm bu şartlar olsa dahi, ihracat sözleşmelerinde fazlasıyla gözden kaçırılan bir durum uygulanacak hukuk ve yetkili
mahkemelerin tayinidir. Tarafların kendini güvence altına almaları açısından en uygun hukuk sistemini yetkili kılmaları her
zaman avantajlarına olacaktır. Yetkili mahkemenin belirli olması ise sözleşmeden çıkacak bir uyuşmazlık durumunda
yetkisizlik itirazını ortadan kaldıracak, tarafların başvurması için belirli bir yer gösterecektir.
3.Vergi Yükümlülükleri
Yerel sistemde yeterince karışık bir düzen olan vergi, uluslararası boyutta da bu niteliğinden vazgeçmemektedir. Türkiye’de
ihracat işlemlerinin önemli bir dilim olan Katma Değer Vergisinden muaf olması mümkündür. Ancak teslimat ülkesine göre
dikkat edilmesi gereken noktalar da bulunmaktadır. Bunun yanı sıra, satılan malın cinsine, menşeine ve nihai ülkenin
yükümlülüklerine göre vergi dilimleri değişebilir.
4.Döviz ve Ödeme Şartları
Giriş kısmında bahsettiğimiz gibi, Türkiye’de ekonomik unsurlar düzensiz ve tahmin edilemez hale gelmiştir. Bu durumun en
çok karşımıza çıktığı durum döviz kurlarının dalgalanması ile ortaya çıkan kar ve zararlardır. Sözleşmenin yapıldığı an ile
ödemenin yapıldığı gün arasındaki kur miktarının oynaması durumunda sözleşme bedelinin Türk lirası cinsinden bedeli
beklenmeyen bir miktar olabilmesi gündeme gelebilmektedir. Bu nedenle döviz kurlarının dalgalanması sırasında meydana
gelebilecek zarar riskinin azaltılması adına Hedging stratejisi (Korunma stratejileri) uygulanabilir.
Önem arz eden bir diğer husus ise ödeme şekillerinin değişmesi ile risk çeşitlerinin de farklılık arz edeceğidir. Bu noktada
sözleşmede ödeme şeklinin net ve ayrıntılı şekilde belirtilmesi, doğabilecek riskleri minimuma indirgeyebilecektir. Ödeme
şekli belirlenmesi esnasında sözleşme yapılacak ülkedeki döviz politikalarına ve kısıtlamalara, döviz kurundaki
dalgalanmalara dikkat edilerek ileride yaşanabilme ihtimali olan olumsuz durumlara karşı bilgi sahibi ve hazırlıklı olunmalıdır.
5.Taşıma Sigortaları
Ülkemizdeki ihracatçılar tarafından genellikle göz ardı edilen bir durum olan taşıma sigortaları, malların zarar ve ziyaı
durumunda satıcının en az kayıpla ticari hayatına devam edebilmesi açısından önem taşımaktadır. Temel olarak nakliyenin
kara, deniz, hava ve demiryolu yollarından hangisi ile yapıldığına bağlı olarak ayrı düzenlemeler uygulanmaktadır.
Çoğu ihracatçı, malları sigortalatılırken maliyeti az olması için en düşük bedelli sigortayı seçmektedir. Ancak bu sigortalar
genellikle malların başına gelecek herhangi bir durumda satıcıya tazmin hakkı sağlamaz, tazmin için ağır kusur durumu aranır.
Taşıma sigortaları ile ilgili uluslararası mevzuatlar, dünya genelindeki sigorta işlemlerinin daha güvenli ve standartlara uygun
şekilde gerçekleştirilmesini sağlar. Deniz taşımacılığında başlıca düzenlemeleri Marine Insurance Act of 1906 yaparken,
Institute Cargo Clausesdestekleyici mevzuat görevi görmektedir. Tabi ki sadece bu mevzuatlarla yetinmemek gerekmektedir,
öyle ki UCP 600 kurallarından CMR Sözleşmesine, sigortaların nasıl yapılması gerektiğinden neleri içermesi gerektiğine kadar
düzenleyen onlarca uluslararası antlaşma bulunmaktadır.
6.Özel İzinler ve Ek Mevzuatlar
İhraç edilen malın niteliğine göre ihracatın gerçekleştirilmesi için özel izinler alınması gerekebilir. Örneğin belirli tarım
ürünleri, balık ürünleri gibi çeşitli malların ihracı, Ticaret Bakanlığı tarafından özel izne tabi tutulmuştur. İhracat için ayrıca
istenen belge ve bilgiler dışında bu gibi malların ihracı için ilgili bakanlıktan öncesinde onay alınması gerekir.
Ülkemizin belirlediği yasaklar ve izinler dışında, malların varış ülkesi de bu durumda önemli bir rol oynamaktadır. Yabancı
ülkelerin mevzuatlarında belirli malların ithalatı yasaklanmış veya ek belge şartına bağlanmış olabilir. Örneğin, Türkiye’den
Pakistan’a bir ayakkabı ihracatı için herhangi bir ek belge istenmezken, aynı ayakkabının bir Avrupa Birliği ülkesine ihracatında
analiz belgeleri istenebilir.
ECY Hukuk ekibi olarak sizlere bu yazımızda ihracat alanında günümüzde en çok karşılaşılan ve göz ardı edilen hukuki
prosedürlerden bahsettik. Yurt dışı satışlarında herhangi bir olumsuzluk yaşanmaması adına uzman avukatlardan danışmanlık
ve hukuki koruma hizmeti alması önemlidir. Bu noktada, ECY Hukuk olarak alanında uzman kadromuz ile sorularınızı
cevaplamaktan ve sizlere hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti sunmaktan memnuniyet duyarız.



