karşılıksız çek imzalayan bir kişi

Karşılıksız Çek Keşide Etme Suçunun Hukuki Değerlendirmesi

AV. MELİS ŞAHİN

Uzun yıllardır ticari hayatın vazgeçilmez bir parçası olan çek, ticari faaliyetlerde ödeme aracı olarak kullanılan kıymetli evrak türlerinden birisidir. Çekin en önemli özelliklerinden birisi, ticari faaliyetlerde iktisadi bir ödeme aracı olmasıdır. Ödeme ile borçların tahsilatı açısından kolaylık sağlayan çek, birçok sektörde tercih edilmektedir. 

Güvenilir bir ticaret ilişkisi, ticari hayatın sağlıklı ve aktif ilerleyebilmesi için gereken en önemli şartlardan birisidir. Bu sebeple günlük hayatta sıkça kullanılan çek, gerek Türk Ticaret Kanunu gerekse ilgili mevzuat hükümleri uyarınca sıkı bir düzenleme altına alınmış; tarafların hak ve yükümlülükleri koruma altına alınmıştır. 

Çekin temel özellikleri şunlardır: 

1- Borç tahsilatı yalnızca bankadan yapılabilir. 

2- Ödeme emri niteliğindedir. 

3- Vadesizdir. 

4- Keşideci (düzenleyen), lehtar (alacaklı) ve muhatap (banka) tarafları bulunur. 

Çekin önemini ve uygulamada karşılaşılabilecek çeşitli hukuki sorunları anlayabilmek adına sadece tek bir düzenlemeye bakılmamalıdır. Özellikle Türk Ticaret Kanunu, Türk Borçlar Kanunu ile Çek Kanunu’nun bir bütün olarak incelenmesi gerekmektedir.  

Uygulamada sıkça karıştırılmasından ötürü çek ile senet kavramlarının farklarına da değinmek uygun olacaktır. Çek ile senet arasındaki temel farklar şunlardır: 

1- Çek, mevduat hesabından belirli tutarın başka bir kişiye havale edilmesi için bankaya talimat ve yetki verildiğini gösteren bir kambiyo senedi türüdür. Senet ise borç miktarını gösteren ve ıslak imzanın bulunduğu resmî bir kâğıttır. 

2- Çek, sadece bir banka aracılığıyla ödenebilmektedir. Çekte düzenleyenin banka hesabında karşılığının olması gerekir. Senet ise doğrudan borçlu tarafından alacaklıya ödenebilir; banka aracılığı ile ödenmesi zorunlu değildir. 

3- Çek, vadesizdir. Yani düzenlendiği anda ödenmesi gerekmektedir.  Senet ise vadelidir, üzerinde yazılı tarihte ödenmesi gerekir. 

Karşılıksız Çek Keşide Etme (Düzenleme) Suçu 

Yukarıda özetle çek kavramının tanımı ile genel hatlarıyla kullanım alanları açıklandıktan sonra, bu bölümde asıl konumuz olan karşılıksız çek keşide etme suçu açıklanacaktır. 

Bir çekin karşılıksız olmasının tanımı, çekin üzerinde yazılmış para tutarının, çeki düzenleyen kişinin hesabında bulunmaması demektir. Böyle bir durumda çek, karşılıksız ibaresini kazanmış olur. 

Karşılıksız çek suçunun oluşma biçimi, üzerinde yazılı düzenleme tarihine göre kanunen geçerli bir çekin hesapta yeterli karşılık bulunmadan düzenlenmesi ve bankaya ibraz edilmesiyle meydana gelmektedir. Suçun tamamlanması için, çekin ibraz edildiği banka tarafından 5941 sayılı Çek Kanunu’nun 3. maddesinde yazılan “karşılıksızdır” işleminin yapılması gerekmektedir. Bankanın bu işleminden sonra suç tamamlanmış olur ve çeki karşılıksız keşide edilmiş mağdurun şikâyet hakkı doğar. 

Karşılıksız çek keşide etme olarak anılan suç tipi, özel olarak ”5941 Sayılı Çek Kanunu” nda düzenlenmiştir. 5941 sayılı Çek Kanunu’nun 5. maddesinin 1. fıkrası uyarınca;  

”Üzerinde yazılı bulunan düzenleme tarihine göre kanuni ibraz süresi içinde ibrazında, çekle ilgili olarak “karşılıksızdır” işlemi yapılmasına sebebiyet veren kişi hakkında, hamilin şikâyeti üzerine, her bir çekle ilgili olarak, binbeşyüz güne kadar adli para cezasına hükmolunur. Ancak, hükmedilecek adli para cezası; çek bedelinin karşılıksız kalan miktarından az olamaz.”  

5941 Sayılı Yasa’nın genel gerekçesi incelendiğinde kamu nezdinde çekin güvenilir bir ödeme aracı olmasının sağlanması hususunun, korunan hukuksal değerlerden ilki olduğu görülmektedir. Korunan hukuksal değerlerden bir diğeri ise çek hamilinin (mağdurun) malvarlığıdır. 

Bu suç tipinin failinin kim olabileceği hususu incelendiğinde, “Üzerinde yazılı bulunan düzenleme tarihine göre kanuni ibraz süresi içinde ibrazında, çekle ilgili olarak karşılıksızdır işlemi yapılmasına sebebiyet veren kişi…” denilmek suretiyle suçun faili, Türk Ticaret Kanunu’nda belirtilen zorunlu unsurları içeren ve yasal ibraz süresi içerisinde bankaya sunulduğunda karşılıksız olduğu anlaşılan çeki düzenleyen kişiler şeklinde tanımlanmıştır.  

Karşılıksız çek düzenleme suçunun şikâyet süresine ve usulüne bakıldığında, öncelikle şikâyete bağlı bir suç olduğu anlaşılmaktadır. Suçun şikâyet süresine ilişkin Çek Kanunu’nun 5. maddesinde, İcra ve İflas Kanunu’nun 347. maddesine atıf yapıldığı görülmektedir. İcra ve İflas Kanunu’nun 347. maddesi uyarınca fiilin öğrenildiği tarihten itibaren üç ay; her halde fiilin işlendiği tarihten itibaren bir yıl dolmadan şikâyet yoluna başvurulmalıdır. Bu süreler hak düşürücü olup, süresi içinde kullanılmaması halinde şikâyet hakkının kaybedilmesine yol açacaktır.  

Karşılıksız çek düzenleme suçunda şikâyet; çekin ibraz edildiği yer, çek hesabının bulunduğu yer, çek sahibinin ikametgahı ya da çek hamilinin ikametgahının bulunduğu herhangi bir yerdeki İcra Ceza Mahkemesine yapılabilir. Çek bilgileri ile çekin fotokopisinin bir örneğinin dilekçeye eklenmesi gerekmektedir. Delillerin zamanında sunulması yargılamanın sıhhati açısından önemlidir. Yargılama yapma görevi ise yukarıda belirtildiği üzere, Çek Kanunu’nun 5. maddesi uyarınca İcra Ceza Mahkemeleridir. 

5941 Sayılı Çek Kanunu’nun 5. Maddesi uyarınca karşılıksız çek keşide etme suçunun cezası ; her bir çekle ilgili olarak, binbeşyüz güne kadar adlî para cezasıdır. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 52. Maddesinin 4. fıkrası uyarınca, sanığın ekonomik koşulları ve yaşam şartları göz önünde bulundurularak hükmedilen adli para cezası; süresi iki yılı geçmemek ve taksit miktarı 4’ten az olmamak üzere taksitlendirilebilir veyahut sanığa adli para cezasını ödemesi için kesinleşme tarihinden itibaren bir yılı geçmemek üzere süre verilebilir. 

Uygulamada genelde taksitlendirme sistemine daha çok rastlanılmakta olup; istisnai olarak taksit yapılmadığı kararlarla da karşılaşılmaktadır. Hükmolunan cezanın miktarı ve uygulanış biçimi, hâkimin takdirindedir. Her halükârda, hükmolunan para cezasının miktarı, çekte karşılıksız kalan meblağdan az olamayacaktır. 

ECY Hukuk ekibi olarak sizlere bu yazımızda, karşılıksız çek keşide etme suçunun ticari hayatta en çok karşımıza çıkan problemlerden olması sebebiyle bu suça ilişkin önemli hususlara yer verdik. Karşılıksız çek keşide etme suçunun ticari hayatı olumsuz etkileyen yaptırımları sebebiyle herhangi bir hakkın ihlal olmaması adına alanında uzman avukatlardan danışmanlık ve hukuki koruma hizmeti alınması önemlidir. Bu noktada, ECY Hukuk olarak alanında uzman avukatlardan oluşan kadromuz ile sorularınızı cevaplamaktan ve sizlere hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti sunmaktan memnuniyet duyarız.