- GİRİŞ
Rekabetin korunması ve piyasa dengesinin sağlanması, serbest piyasa ekonomisinin temel taşlarından biridir. Bu çerçevede piyasa dengesinin korunması için faaliyet gösteren Rekabet Kurumu, zaman zaman belirli sektörlerdeki firmaların davranışlarını denetleyerek rekabet ihlallerine karşı yaptırımlar uygulamaktadır. Rekabet Kurulu tarafından, akaryakıt dağıtım sektörünün önde gelen şirketlerinden Opet Petrolcülük A.Ş. hakkında başlatılan soruşturma, rekabet ihlallerine karşı uygulanan yaptırımlar bakımından dikkat çekici niteliktedir. Bayilere yönelik uygulanan sözleşmelerin, rekabeti sınırlayıcı nitelikte olup olmadığı yönündeki inceleme, sektördeki rekabet ortamı bakımından önemli bir değerlendirme sürecini beraberinde getirmiştir.
Bu makalemiz kapsamında, Rekabet Kurulu’nun Opet hakkında yürüttüğü soruşturmanın hukuki boyutu, Opet tarafından gerçekleştirilen rekabet ihlali ve bu ihlale karşı Rekabet Kurulu tarafından uygulanan yaptırımlar incelenecektir.
- HUKUKİ ÇERÇEVE: 4054 SAYILI KANUN
4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun ile mal ve hizmet piyasasındaki rekabeti bozucu, kısıtlayıcı, engelleyici her türlü anlaşma, karar ve uygulamalar denetlenerek rekabetin korunması amaçlanmıştır.[1] Bu kapsamda, piyasada rekabeti bozucu nitelikteki her türlü anlaşma ile dürüstlük kuralının kötüye kullanılması ve rekabeti sınırlayıcı birleşme/devralmalar yasaklanmıştır. Kanunun 4., 6. ve 7. maddeleri temel ihlal türlerini düzenlemekte olup, Rekabet Kurulu bu hükümler çerçevesinde ihlalleri tespit etmekte ve yaptırım uygulamaktadır. Özellikle dağıtım sözleşmeleri ve bayilere yönelik kısıtlamalar rekabet hukukunun denetim alanında yer almakta; bu tür uygulamalar belirli firmaların pazarda avantaj elde etmesine ve piyasadaki rekabetin zarar görmesine neden olmaktadır. Nitekim Opet hakkında başlatılan soruşturma da bu hükümler çerçevesinde değerlendirilmekte olup, Rekabet Kurulu tarafından titizlikle incelenmektedir.
- REKABET KURULU & OPET SORUŞTURMASI
20 Şubat 2025 tarihinde Rekabet Kurulu tarafından Opet Petrolcülük A.Ş. hakkında soruşturma açılmasına karar verilmiştir. Soruşturma; Opet tarafından yapılan bayilik anlaşmaları sonucu, 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 4. maddesinin ihlal edilip edilmediğine yönelik başlatılmış olup 9 Temmuz 2025 tarihinde sonuçlandırılmıştır.[2] Soruşturma neticesinde; Opet’in bayilik sözleşmesi halen yürürlükte olan bayilerle, bayilik faaliyetlerinin yürütüldüğü taşınmazlar üzerinde kendi lehine tesis edilmiş kira haklarının süresini uzatmaya yönelik anlaşmalar yaptığı tespit edilmiştir. Bu anlaşmaların, rekabet etmeme yükümlülüğüne ilişkin yasal sınırı aşar nitelikte olduğu ve bu şekilde şikayetçi bayi ile Opet arasındaki dikey ilişkinin beş yılı aşacak biçimde uzatıldığı anlaşılmıştır. Sonuç olarak, bu uygulamalarla Rekabet Kanunu’nun dolaylı olarak ihlal edildiği kanaatine varılmıştır. Şöyle ki;
2002/2 sayılı Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği’nin 5. maddesi akaryakıt sektörü gibi bayilik sistemi olan firmalarda, rekabet hukuku açısından denetimde belirleyici bir rol oynamaktadır. Tebliğ uyarınca, bayilere getirilen rekabet etmeme yükümlülüklerinin grup muafiyetinden yararlanabilmesi için bazı temel koşulları taşıması gerekmektedir. Bu koşullardan ilki, rekabet etmeme yükümlülüğünün süresinin belirsiz olmaması, yani açıkça belirlenmiş bir süreyle sınırlandırılmasıdır. Tebliğ, rekabet yasağına ilişkin yükümlülüğün süresini azami beş yıl ile sınırlandırmıştır. Dolayısıyla, bayilik sözleşmesi yirmi yıl gibi uzun bir süre için düzenlenmiş olsa dahi bayiye getirilen rekabet etmeme yükümlülüğünün en fazla beş yıllık bir dönem için açıkça tanımlanması gerekmektedir. Aksi hâlde, rekabet yasağı hükmü Tebliğ kapsamındaki grup muafiyetinden faydalanamaz ve bireysel muafiyet değerlendirmesi gerektirir. Bu düzenleme, bayilerin uzun yıllar boyunca rekabetten uzak şekilde haksız avantaj elde etmesinin önüne geçmek ve piyasadaki rekabeti canlı tutmak için getirilmiştir.
Rekabet hukukunda, firmalar arasında yapılan bazı anlaşmalar rekabeti kısıtlayıcı nitelikte olsa da belirli koşullar altında bu tür anlaşmalara muafiyet tanınmaktadır. Tebliğ kapsamında tanınmış grup muafiyeti, belirli türdeki dikey anlaşmalara önceden hukuken belirlenmiş şartlar sağlandığı sürece genel muafiyet tanınması anlamına gelmektedir. Belirlenen koşulların sağlanması halinde ilgili firmaların ayrıca bir işlem yapmasına gerek kalmaksızın söz konusu anlaşma, Tebliğ kapsamında otomatik olarak muaf sayılmaktadır. Buna karşılık, bireysel muafiyet, bir anlaşmanın ilgili pazarda rekabeti kısıtlayıcı nitelik taşımasına rağmen firmaya yenilik, tüketici yararı gibi nedenlerle Rekabet Kurulu tarafından özel olarak muafiyet tanınmasıdır. Bu tür durumlarda firmanın, muafiyet şartlarını somut olarak ortaya koyması ve Kurulun onayını alması gerekir.[3]
Rekabet Kurulu tarafından Opet hakkında yürütülen soruşturmada, Opet’in bazı anlaşmalar ile grup muafiyeti kapsamındaki sınırları aştığı belirlenmiştir. Rekabet Kurulu’nun gerçekleştirdiği soruşturmaya göre, Opet’in bazı bayilik sözleşmelerinde rekabet etmeme yükümlülüğünü beş yılın üzerinde olacak şekilde ya da belirsiz süreli olarak düzenlemesi, 2002/2 sayılı Tebliğ’in 5. maddesiyle öngörülen grup muafiyet şartlarının ihlal edildiğini göstermektedir. Bu ihlalin yanı sıra Opet’in ihlale sebebiyet veren bir diğer uygulaması ise bayilerin faaliyet gösterdiği taşınmazlar üzerinde kendi lehine kira hakkı tesis etmesidir. Bu durum, akaryakıt bayisinin üzerinde faaliyet gösterdiği istasyonun Opet’in mülkiyeti kapsamında olmasa bile, kullanım hakkının Opet’in kontrolünde kalması anlamına gelmektedir. Böylelikle bayi, sözleşme sona erdiğinde başka bir akaryakıt dağıtıcı firma ile çalışmak istese dahi fiilen bu imkândan yoksun kalmaktadır. İstasyonun kira hakkı Opet’te olduğundan, bayinin aynı yerde faaliyetini sürdürebilmesi için tekrar Opet ile anlaşma yapması gerekir. Rekabet Kurulu; bu uygulamayı pazara girişi engellemesi, bayilerin ekonomik bağımsızlığının zarar görmesi ve rekabetin önünün tıkanması şeklinde değerlendirmiştir. Neticede, bu tür dolaylı yoldan tekelcilik ve bağlılık yaratan uygulamalar hem rekabet hukukunun temel ilkeleriyle ve 2002/2 sayılı tebliğ ile bağdaşmamakta hem de bayiler nezdinde piyasa rekabetine ciddi anlamda zarar vermektedir.
- REKABET KURULU’NUN DEĞERLENDİRMESİ VE KARAR
Akaryakıt dağıtım sektöründe ses getiren Opet’in söz konusu uygulamaları, Rekabet Kurulu tarafından rekabeti kısıtlayıcı sonuçlar doğurduğu gerekçesiyle hukuki denetim altına alınmıştır. Bu doğrultuda, Rekabet Kurulu, Opet’in haksız rekabet yarattığı bütün bayilik sözleşmelerini bir bütün olarak değerlendirmiş ve şu sonuca varmıştır: “Akaryakıt bayilik sözleşmeleriyle bu sözleşmelerde yer alan rekabet etmeme yükümlülüğünün süresine etki eden intifa ve kira sözleşmelerinin tamamı tek bir anlaşma olarak kabul edilmektedir. Bu sözleşmeler vasıtasıyla dağıtıcıyla bayi arasındaki dikey ilişki en fazla beş yıl süreyle Grup Muafiyeti Tebliği’nden faydalanabilmektedir. Dağıtıcılar, bahse konu anlaşmalar aracılığıyla bayilerini beş yılı aşan süreli anlaşma yapmaya zorlayamamaktadırlar.” Bu değerlendirme doğrultusunda, Opet’in 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 4. maddesini ihlal ettiği sonucuna ulaşılmıştır.
İhlalin tespitinin ardından, Opet’in uzlaşma başvurusunda bulunması üzerine süreç uzlaşma usulüyle sonlandırılmış ve Opet’e 131.308.900,95 TL tutarında idari para cezası uygulanmıştır.[4] Bu karar, hem dikey ilişkilerde uygulanması öngörülen beş yıllık süre sınırlarının önemini bir kez daha vurgulamış hem de grup muafiyeti uygulamalarının dolaylı yoldan ihlal edilmesi hususunda emsal teşkil edecek nitelikte olmuştur.
- SONUÇ
Netice itibarıyla, Opet’in rekabet etmeme yükümlülüğünü Tebliğ’de öngörülen azami beş yıllık sürenin ötesine taşıması ve bayilerin faaliyet gösterdiği taşınmazlar üzerinde kendi lehine kira hakkı tesis ederek bu bayilerin ekonomik ve hukuki bağımsızlıklarını fiilen sınırlaması, rekabet hukukunun temel ilkelerine açık bir aykırılık teşkil etmiştir. Rekabet Kurulu’nun bu kararı, yalnızca somut olayda bir ihlalin tespiti ve cezalandırılmasıyla sınırlı kalmamakta; aynı zamanda sektörel bazda emsal oluşturacak nitelikte bir içtihat işlevi de görmektedir. Özellikle dikey ilişkilerde yer alan rekabet etmeme hükümlerinin süresine ve kapsamına dair sınırların aşılmasının, sadece doğrudan değil, dolaylı uygulamalarla da (örneğin kira hakkı tesis edilmesi gibi) değerlendirilip denetleneceği, bu karar ile somut biçimde ortaya konulmuştur. Ek olarak ilgili karar, rekabet hukukunda şekli sınırların arkasına sığınılarak hukuki denetimin bertaraf edilmesine karşı güçlü bir denetim yürütüldüğünü göstermektedir.
Rekabet Kurulu’nun kararı, yalnızca Opet açısından değil, tüm akaryakıt dağıtım firmaları başta olmak üzere, dikey sözleşmeler kullanan tüm sektörler açısından bir uyarı niteliği taşımaktadır. Bu kapsamda, firmaların bayilik sistemlerine ilişkin sözleşmeleri oluştururken; rekabet etmeme yükümlülüğünü beş yılı aşmayacak şekilde açıkça tanımlamaları, bayilerin faaliyet alanları üzerindeki mülkiyet ve kira ilişkilerini rekabeti kısıtlayıcı etki doğurmayacak biçimde kurmaları ve gerek grup muafiyeti gerekse bireysel muafiyet değerlendirmelerinde dürüstlük kuralına ve rekabete uygun yaklaşım benimsemeleri büyük önem taşımaktadır.
Sonuç olarak bu karar, bayilerin bağımsızlığının ve pazardaki rekabetin güçlendirilmesi açısından önemlidir. Bu bağlamda Rekabet Kurulu’nun yaklaşımı, yalnızca yaptırım uygulamakla kalmayıp, aynı zamanda piyasadaki diğer firmalara hukuki sınırlar doğrultusunda nasıl hareket edilmesi gerektiğini de göstermektedir. Kararın hem caydırıcılık etkisi yaratması hem de dikey anlaşmalarda daha şeffaf ve rekabet hukukuna uyumlu davranışlara teşvik etmesi beklenmektedir.
[1] 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun
[2] www.rekabet.gov.tr
[3] Rekabet Dergisi, Akaryakıt Bayilik Sözleşmelerinde Rekabet Etmeme Yükümlülüğü, Çiğdem Akkan, 2014,15(2), s.15.
[4] 26..06.2025 tarih, 25-23/549-356 sayılı Rekabet Kurulu Kararı



