- GİRİŞ
Gelişen teknoloji ve bilim alanında meydana gelen ilerlemeler sonucunda ekonomi, politika, sanat gibi pek çok alanda çeşitli değişim ve dönüşümler yaşanmaktadır. Bu değişim ve dönüşümler toplumsal yapıyı büyük ölçüde etkilediği gibi devlet düzenine doğrudan müdahale eden yeni hukuki ihtiyaçların ortaya çıkmasına sebep olmaktadır.
İçinde bulunduğumuz dijital çağda, yapay zekâ ve sanal gerçeklik gibi kavramlara sıkça rastlamaktayız. Bu kavramlar bizlere yepyeni evrenler sunmaktadır. Sanal gerçeklik yoluyla oluşturulan evrenlerin, bireyler arasındaki iletişimi arttırdığı yapılan araştırmalar sonucunda defalarca kanıtlanmıştır. Bireylerin sanal ortamda kurduğu iletişim günümüz teknolojisinde fiziksel iletişimin önüne geçebilmektedir. Dolayısıyla bu durumun birey ve toplum psikolojisi ve sosyolojisi bakımından önemli olduğu açıktır. Günümüz dijital çağında doğabilecek sorunların önlenmesi veya çözümlenebilmesi için hukuk sistemi de kendisini yenilemelidir.
Dijital çağda en ilgi çeken konulardan birisi de Metaverse olmuştur. Metaverse, kullanıcılara üç boyutlu, gerçek zamanlı, avatarlarla temsil edilen bir ortamda bulunma imkânı sunarak sosyal etkileşimi fiziksel dünyadan sanal dünyaya taşır. Bu bağlamda, dijitalleşme sürecinin en önemli aşamalarından biri olan Metaverse, hukuk düzeni açısından pek çok sorunu ve tartışmayı beraberinde getirir.
Sizler için hazırladığımız bu yazıda Metaverse kavramını açıklayarak, oluşturulan sanal evrenlerde ortaya çıkabilecek hukuki sorunları ve bu sorunların nasıl çözümlenebileceğini değerlendireceğiz.
- SANAL GERÇEKLİK VE METAVERSE KAVRAMI
Sanal Gerçeklik Kavramı:
Sanal gerçeklik, kullanıcıların bilgisayar tarafından oluşturulmuş üç boyutlu bir ortamın içine tamamen dahil olmalarını sağlayan teknolojik bir sistemdir. Bu sistemde kullanıcıların dünya ile bağlantısı minimuma indirilerek, özel gözlükler, kulaklıklar ve sensörler aracılığıyla bireyler kendilerini dijital olarak tasarlanmış bir mekânda bulur.
Kullanıcının sanal gerçeklik sistemi ile bulunduğu mekânda; çevreyle etkileşime girmesi, nesneleri hareket ettirmesi ve ortam içinde dolaşabilmesi mümkündür. Eğitim, sağlık, savunma, oyun ve mimarlık gibi birçok sektörde gerçek dünya tehlikeleri olmadan deneyim sunması nedeniyle yaygın bir şekilde kullanılmaktadır. Örneğin bir ameliyat simülasyonunda kullanıcının bireylere zarar verme tehlikesi olmadan faaliyet gösterebilmesi mümkündür. Bu durum, deneyimi konforlu hale getiren etkendir.
Metaverse Kavramı:
Metaverse insanların sosyalleştiği, eğlendiği ve çalıştığı bir sanal dünya olarak tanımlanabilir. Metaverse; üstsel, sınırların ötesinde anlamındaki “meta” ile evren anlamındaki “universe” sözcüklerinin birleşiminden oluşan ve öteevren diye Türkçeleştirebileceğimiz bir terimdir.1 Yaşadığımız fiziksel dünyadan farklı, kavramsal ve sanal bir ortamı ifade eder. “Metaverse” kelimesi ilk defa 1992’de yayınlanan Snow Crash başlıklı bir bilim kurgu romanında yer almıştır.
Günümüzde kişisel bilgisayarların yaygın kullanımı, internete bağlı cihazların herkes tarafından aktif bir şekilde kullanılması sonucu fiziksel dünyaya paralel olan sanal bir dünya oluşmuş durumdadır. Metaverse kavramı ile sanal dünyanın daha önemli hale geldiği, üç boyutlu görselliğin ön planda olduğu bir evrenle beraber gerçek ve sanal dünyanın birbirine karıştığı yepyeni bir dünya kastedilmektedir.
Fiziksel dünyada bulunan kişiler;1 Metaverse aracılığı ile klavye, oyun çubuğu, gözlük ve kamera gibi çeşitli donanımlar kullanarak sanal dünyadaki avatarlarını kontrol edebiliyor; dijital içerikler üretebiliyor, başkalarıyla iletişime geçebiliyor ve bu etkileşimlerin sonucunda ekonomik bir değer üretebiliyor. Tabii tüm bu faaliyetlerin gerçek hayata benzer belirli kurallar çerçevesinde biçimlenmesi gerekiyor ki sistemde bir düzen kurulabilsin. İşte bu noktada hukuk sistemi devreye giriyor.
Kullanıcılar Metaverse aracılığı ile ticari ilişkilerde de bulunabiliyor. Metaverse’de kullanıcıların, sanal ürün ve hizmet alım-satımından yatırım ve mülk yönetimine, marka iş birliklerinden oyun ve eğlence ekonomisine kadar çeşitli ticari ilişkiler içinde bulunabilmesi mümkün. Bunlar, bireylerin dijital varlıklar üzerinden gelir elde etmesini, şirketlerin sanal pazarlarda yer almasını ve topluluk tabanlı projelerle kolektif kazanç sağlamasını mümkün kılıyor. Ayrıca blockchain ve kripto tabanlı işlemler, finansal etkileşimleri kolaylaştırarak metaverse ekonomisinin güvenli ve ölçülebilir bir şekilde işlemesini sağlıyor. Kısacası, Metaverse’deki ticari ilişkiler, fiziksel dünyadaki ticaretin sanal karşılığı olarak hem bireyler hem de işletmeler için geniş fırsatlar sunuyor. Örneğin arazi satın almak gibi birçok sosyal ve hukuki ilişki metaverse aracılığı ile sağlanabilmektedir.
METAVERSE VE GÜNCEL SORUNLAR
Metaverse ve hukuk kapsamında kişisel verilerin korunması, bu verilerin işlenmesinin ve aktarılmasının hangi şartlara tabi olacağı, dijital varlıklar üzerinde kurulan mülkiyet hakkının ispatı, fikri mülkiyet haklarına yapılan saldırıların nasıl engelleneceği, kişilerin zararlı olduğu iddia edilen sanal eylemleri nedeniyle hangi durumda yasal yaptırımla karşı karşıya kalabileceği, Metaverse evreninde hangi fiillerin suç teşkil edeceği, suçun sorumluluğunun kime ait olacağı ve bu suçların hangi kurallar doğrultusunda ve ne şekilde cezalandırılacağı, örneğin dijital varlıkların çalınması veya kişilerin dolandırılması halinde nasıl bir yaptırım uygulanacağı gibi problemler ortaya çıkması muhtemel ve hukukçuların üzerinde çalışması gereken konulardır.
- METAVERSE VE HUKUKİ SORUMLULUK
Metaverse çok sayıda kullanıcının etkileşimde bulunduğu bir ekosistemdir. Bu nedenle hukuki sorumluluk tespit edilirken, klasik fail-mağdur ilişkisi çoğu zaman yeterli olmamaktadır. Metaverse’de eylemi kimin gerçekleştirdiğinin belirlenmesi oldukça güçtür. Kullanıcılar avatarlar üzerinden temsil edilerek gerçek kimlikleri açıkça belli olmamaktadır. Bu nedenle kimlik tespiti çoğu zaman IP verileri, platform kayıtları, blockchain işlem geçmişi gibi dijital izler aracılığı ile sağlanabilmektedir.
Metaverse evreninde kullanıcılar; kimlik sahibi olabilecekleri, dijital varlık edinebilecekleri, ekonomik faaliyetlere katılabilecekleri ve diğer kullanıcılarla etkileşim içinde bulunabilecekleri yeni bir yaşam alanıyla karşılaşmaktadır. Bu dijital alan genişledikçe, kullanıcıların hangi davranışlarının hak ihlali sayılacağını, bir ihlal durumunda hangi mercilere nasıl başvurabileceklerini bilmesi de kritik bir ihtiyaç haline gelmektedir.
Gerçek dünyada nasıl ki kişisel ve ekonomik haklarımızın sınırlarını, hangi eylemlerin hukuka aykırı olduğunu ve bir zarara uğradığımızda bunu nasıl telafi edebileceğimizi bilmek güvenli bir yaşam için vazgeçilmezse; kullanıcılar aynı koruma ve hukuki öngörülebilirliği Metaverse’de de görmek isteyeceklerdir. Bu nedenle, dijital malvarlığına ilişkin tasarruf yetkisinden kişisel verilerin korunmasına kadar pek çok alanda bilinçli hareket etmek, Metaverse ortamında güvenli bir deneyim için temel gereklilik olacaktır.
- KİŞİSEL VERİLERİN KORUNMASI
Bireyler Metaverse’e katıldığında ve kendi avatarlarını oluşturduklarında, kimliklerin dijital olarak çoğaltılması söz konusu olur. Metaverse aracılığı ile fiziksel dünyadaki kişisel özellikler, tercih edilen görünüm, davranış biçimleri ve sosyal etkileşimler sanal ortama taşınır ve bir “dijital temsil” yaratılır. 2Bu dijital kimlik, kullanıcıya metaverse içinde varlık gösterme, diğer kullanıcılarla etkileşim kurma ve ticari faaliyetlerde bulunma imkânı sağlar. Aynı zamanda bu dijital kimlik, kullanıcıların sanal mülkler, NFT’ler veya oyun içi varlıklar gibi dijital değerlerle işlem yapabilmelerine aracılık eder. Ancak kimliklerin dijital çoğaltılması, kişisel verilerin korunması, kimlik hırsızlığı ve sahtecilik gibi yeni hukuki riskleri de beraberinde getirir. Bu nedenle Metaverse’de oluşturulan avatarlar ve dijital kimlikler, yalnızca sosyal ve ticari bir araç değil, aynı zamanda hukuki sorumluluk ve güvenlik açısından da dikkatle yönetilmesi gereken bir varlık haline gelir.2
Metaverse’e yapılan kayıt sürecinde, çeşitli kişisel verilerin işlenmesi zorunludur. İşlenen veriler arasında şunlar yer alır:
- Avatar oluşturmak için gerekli olan kimlik bilgileri,
- Konum bilgileri,
- Kullanıcıların alışkanlıkları, ilgi alanları, tercihleri ve görüşlerine ilişkin veriler.
- AVRUPA HUKUKU KAPSAMINDA METAVERSE’DE VERİ KORUNMASI
Metaverse’de kullanıcıların ve platformların faaliyetlerini doğrudan düzenleyen özel bir 2Avrupa Birliği mevzuatının henüz bulunmaması nedeniyle, veri koruma bakımından GDPR’ın (General Data Protection Regulation- KVKK) bu sanal ortama da uygulanabileceği kabul edilmektedir. Bu yaklaşım, kişisel verileri korumanın temel yapı taşlarından biri olan hesap verebilirlik ilkesinin dijital evrene de yansıtılması anlamına gelir. Hesap verebilirlik ilkesi, kişisel verilerin işlenmesinde temel bir ilke olarak, veri sorumlularının işlemlerinden sorumlu tutulmasını ve bu işlemlerin denetlenebilir olmasını öngörür. Yani bir kurum veya kişi, topladığı, sakladığı veya kullandığı kişisel verilerin hukuka, düzenlemelere ve kullanıcı rızasına uygun şekilde işlendiğini göstermekle yükümlüdür.
Metaverse’de gerçekleştirilen kişisel veri işleme faaliyetleri, kapsam dışında bırakılamayacak niteliktedir. Bu nedenle, sanal platformları yöneten şirketler; verilerin hangi amaçlarla ve hangi yöntemlerle işleneceğine karar verdikleri için veri sorumlusu statüsünde değerlendirilir. Bu statü beraberinde, kullanıcı verilerinin korunmasını sağlamak ve çıkabilecek güvenlik sorunlarını en aza indirmek amacıyla çeşitli yükümlülükler getirir.
Bu çerçevede bir veri sorumlusunun3:
- Sanal ortamda yürütülen veri işleme süreçlerini, işleme amaçlarını ve hukuki dayanakları ayrıntılı şekilde açıklayan bilgilendirme metinleri hazırlaması; bu sayede kullanıcıların farkındalığını artırması ve gerektiğinde geçerli bir rıza alması,
- Yeni bir işleme faaliyetine geçildiğinde veya mevcut verilerin farklı bir amaçla kullanılması söz konusu olduğunda, bu işlemleri sistematik şekilde değerlendirmesi ve kullanıcılara başlangıçta verilen bilgilerle uyumu koruması,
- Sistemlerini ve araçlarını geliştirirken veri koruma hükümlerini dikkate alması ve gizliliğin tasarım aşamasından itibaren gözetildiği bir yaklaşım benimsemesi,
- Metaverse’e aktarılan bilgi varlıklarının doğurduğu riskleri anlamak ve yönetmek üzere Veri Koruma Etki Değerlendirmesi yapması,
- Sağlık verileri gibi özel nitelikli kişisel verilere ilişkin olarak GDPR’ın 9. maddesinde yer alan sınırlamalara bağlı kalması,
gerekmektedir.
- METAVERSE VE CEZA HUKUKU
Metaverse’de işlenebilecek suçlar nelerdir ve bu suçlar siber suçlara mı dahil edilmelidir gündeme gelen tartışma konularından biridir. Metaverse’de işlenebilecek suçlar hem siber suçların genişletilmiş versiyonları hem de henüz hukuki altyapısı oluşmamış yeni nesil sanal ihlaller olarak ikiye ayrılır. Dolayısıyla tüm suçların otomatik olarak siber suç kategorisine alınması doğru değildir; bazı fiiller tamamen yeni tanımlara ve özel yasal düzenlemelere ihtiyaç duyar.
3Metaverse’de avatar aracılığı ile gerçekleştirilen fiillerin yol açtığı psikolojik, ekonomik ve kişilik hakkı ihlalleri gerçek dünyada mağduriyet doğurduğunda cezai sorumluluk ortaya çıkarken; platform sağlayıcılarının da içerik denetimi, veri güvenliği ve suç teşkil eden eylemleri önleme yükümlülüklerini yerine getirmemeleri halinde ihmale dayalı cezai sorumluluk gündeme gelebilmektedir.
Metaverse’de ceza hukuku boyutu, klasik suç tiplerinin dijital ortama uyarlanması ve yeni suç türlerinin tanımlanması ihtiyacını doğurmaktadır. Kimlik tespiti, delil toplama, yargı yetkisi ve avatar temsili gibi unsurlar ceza sorumluluğunu karmaşık hale getirmektedir. Örneğin, kullanıcılar gerçek kimliklerini gizleyebilir veya birden fazla avatar kullanabilir; bu durum suç işleyen kişinin belirlenmesini zorlaştırır. Ayrıca sanal ortamda işlenen eylemler, geleneksel delil toplama yöntemleriyle doğrulanamayabilir, dijital izler kolayca değiştirilebilir veya silinebilir. Kullanıcıların farklı ülkelerden bağlanması yargı yetkisinin belirlenmesini güçleştirirken, avatarlar ile gerçek kişiler arasındaki ayrımın yapılması çoğu zaman zordur. Tüm bu etkenler, Metaverse’de suç ve sorumluluk ilişkilerini belirsizleştirir. Bu nedenle hem ulusal hem de uluslararası düzeyde yeni hukuki düzenlemelere ve teknolojik uyum mekanizmalarına ihtiyaç duyulmaktadır; böylece dijital ortamda adaletin sağlanması ve sorumlulukların netleşmesi mümkün olur.
- SONUÇ
İnsanlık tarihi boyunca bilim ve teknolojide birçok gelişme yaşanmıştır. Bu gelişmelerden biri de yazımızda bahsettiğimiz Metaverse evrenidir. Metaverse kullanıcılara sunduğu evren ile bu evrende meydana gelen hukuki ve sosyal ilişkileri de beraberinde getirmektedir. Sanal ortamda gerçekleşen ticari işlemler, mülkiyet hakları, sözleşmeler ve kullanıcılar arası etkileşimler, geleneksel hukuk sistemlerinin karşılaştığı sınırları zorlamaktadır. Dolayısıyla yeni hukuki düzenlemeler ve bu düzenlemelere uyumlu çözümler geliştirmek önemlidir. Bu bağlamda, Metaverse’deki faaliyetlerin düzenlenmesi, hem kullanıcı haklarının korunması hem de sorumlulukların belirlenmesi açısından modern hukukun önemli bir sınavıdır.
Sonuç olarak, Metaverse hukuki boyutuyla, yalnızca bireyler arası ilişkilerin düzenlenmesini değil, aynı zamanda toplumsal düzenin korunmasını da kapsamaktadır. Kullanıcıların hak ve yükümlülüklerinin net bir şekilde belirlenmesi, dijital ortamda güvenli bir toplumsal yapı oluşturmak için önemlidir. Metaverse’in hukuki zorlukları, teknoloji ile hukukun etkileşimini ve sanal ortamdaki sosyal ve etik davranışları yeniden değerlendirmeyi gerektirir; düzenleme, bireysel hakları koruyup toplumsal düzeni sağlamada kritik rol oynar. Bu evrenin düzenlenmesi, gelecekteki dijital toplumun şekillenmesinde hukukun merkezi bir rol oynamasını sağlayacak ve hem bireysel hakların korunmasını hem de toplumsal düzenin sürdürülebilirliğini güvence altına alacaktır.
KAYNAKÇA:
1. Birer, Gürkan Caner. (2022). Metaverse. Bilim ve Teknik, s.18-19.
2.Auletta, Eleonara Margherita. (2025, Eylül 28). Personal data protection in the Metaverse: operational challenges and regulatory uncertainties. ICTLC.
3.Mctiernan, Kevin. (2024, Mayıs 23). Crime and Law Enforcement in the Metaverse. SS8.



