Spor müsabakalarının dürüstlüğü ve güvenilirliği, spor hukukunun temelini oluşturur. Bu dürüstlüğü tehdit eden en büyük unsurlardan biri, sporcuların ve kulüp görevlilerinin müsabakalar üzerinden bahis oynamasıdır. Bu eylemler, sadece yasa dışı kazanç kapısı oluşturmakla kalmaz, aynı zamanda kamuoyunda müsabakaların manipüle edildiği algısını yaratarak sporun ruhuna onarılamaz bir zarar verir.
Türk hukukunda bu mesele, 7258 sayılı Kanun ile Ceza Hukuku boyutu ve Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Futbol Disiplin Talimatı (FDT) m. 57 ile Disiplin Hukuku boyutu olmak üzere çift koldan ele alınmaktadır.
Bu makalenin temel amacı, TFF FDT m. 57 ile düzenlenen bahis yasağının kapsamını incelemektir. Özellikle 2024-2025 döneminde Türk futbolunda ortaya çıkan geniş kapsamlı soruşturmalar ve alınan disiplin kararları ışığında, yasağın uygulanma biçimini ve yaptırımların hukuki denetimini analiz etmektir.
Bahis Yasağının Hukuki Çerçevesi: FDT m. 57 ve Kapsamı
TFF Futbol Disiplin Talimatı’nın 57. maddesi, bahis yasağının temel dayanağıdır. Madde, sporcuların, hakemlerin, yöneticilerin ve diğer görevlilerin “bahis oynamasını veya oynamaya aracılık etmesini” kesinlikle yasaklar.
Yasağın Geniş Yorumlanması
FDT m. 57’nin disiplin kurulları tarafından yorumlanmasında dikkat çeken nokta, yasağın sadece aktif olarak bahis oynamayı değil, aynı zamanda pasif veya dolaylı katılımı da kapsamasıdır:
- Üçüncü Kişi Adına Oynama: Kendi adına olmasa dahi, bir yakını veya arkadaşı adına hesap açma ve para transferi yapma.
- Kendi Adına Üçüncü Kişilere Oynatma: Sporcunun kendisi adına aile bireylerine veya yakın çevresine de kendi hesabından olmasa dahi bahis oynatması yasaktır.
- Bilgi Verme: Müsabakanın sonucunu etkileyecek takım içi bilgileri (sakatlık, kadro dışı kalma vb.) bahis oynayanlara iletme.
- Yasak Müsabaka Kapsamı: Bahis yasağı sadece kendi takımlarının maçlarını değil, Türkiye’deki ve yurtdışındaki tüm spor müsabakalarını kapsar.
Günümüzde bahis sektörü ekonomisinin büyüklüğü ve etkileri tartışılmaz bir gerçektir. Gambling Global Market Report 2024’e göre, 2023 yıl sonu itibariyle tüm dünyada bahis ekonomisi büyüklüğü bir önceki yıla göre %7,4 aratarak 580 Milyar dolara ulaştı. Aynı rapora göre bu tutar 2027 sonunda da 744,7 Milyar dolara ulaşmış olacak.2
İnsanlar, hızlı ve kolay kazanç hayaliyle girdikleri bahis dünyasında, genellikle derinleşen finansal sorunlar, sosyal izolasyon ve kontrol edilemez bağımlılık döngüleri ile karşı karşıya kalarak, emeklerinin karşılığı olan birikimlerinin büyük bir bölümünü kaybetmektedir. Hatta bu yolun sonu intihara kadar gitmektedir. Bu nedenlerden ötürü futbolcuların bahis oynaması kesinlikle yasaktır. Zira bu eylemler, doğrudan veya dolaylı olarak maçların sonucunu manipüle etme potansiyeli taşıyarak, sadece sporun güvenilirliğini değil, aynı zamanda dünya genelinde milyonlarca sıradan insanın yatırdığı ve büyük bir kısmını kaybettiği devasa bahis piyasasındaki finansal adaleti de tehdit eden, vicdani sorumluluğu yüksek bir eylemdir.
Güncel Olaylar Işığında Yaptırımlar
2024-2025 sezonunda alt liglerde ve bazı Süper Lig takımlarında ortaya çıkan ve çok sayıda futbolcunun uzun süreli hak mahrumiyeti cezaları aldığı bahis soruşturmaları, disiplin hukuku uygulamasını mercek altına almıştır. TFF tarafından bahis soruşturması kapsamında 1024 futbolcunun tedbirli olarak PFDK’ya sevk edildiği açıklanmıştır. Tedbirli olarak sevk edilmek, disiplin soruşturması devam ederken ve kurul nihai kararını açıklayana kadar ilgili kişinin maçlarda görev alamayacağı anlamına gelir. Bu bir tür “geçici men”dir.
Yapılan açıklamaya göre PFDK, bahis oynadıkları gerekçesiyle 102 futbolcuya 45 gün ila 12 ay hak mahrumiyeti cezası vermiştir. Süper Lig’de bahis oynadığı tespit edilen futbolculardan bazılarının aldığı hak mahrumiyeti cezaları aşağıdaki gibidir;1
- Metehan Baltacı (Galatasaray): 9 ay hak mahrumiyeti
- Evren Eren Elmalı (Galatasaray): 45 gün hak mahrumiyeti
- Boran Başkan (Trabzonspor): 3 ay hak mahrumiyeti
- Salih Malkoçoğlu (Trabzonspor): 45 gün hak mahrumiyeti
- Alassane Ndao (TÜMOSAN Konyaspor): 12 ay hak mahrumiyeti
- Nazım Sangare (Gaziantep FK): 45 gün hak mahrumiyeti
- Yusuf Özdemir (Corendon Alanyaspor): 9 ay hak mahrumiyeti
Hak mahrumiyeti, bir futbolcunun futboldan tamamen soyutlanması ve mesleki faaliyetlerini durdurması demektir. Özellikle bahis gibi dürüstlüğü ihlal eden ciddi eylemler için uygulanan bir yaptırımdır.
Galatasaraylı futbolcuların aldığı cezalardan sonra akıllara Şampiyonlar Ligi maçlarında ne olacağı sorusu gelmiştir. Bu futbolcuların aldığı cezalar süresi boyunca, Avrupa maçları dahil olmak üzere tüm müsabakalarda geçerlidir. TFF, FIFA’nın üyesi olduğu için, bu kararlar otomatik olarak FIFA’ya bildirilir ve bu sayede ceza, FIFA statüsü gereğince dünya çapındaki tüm ulusal ve uluslararası müsabakalarda tanınarak küresel olarak uygulanır (FIFA Disiplin Kodu (FDC) madde 18). Örneğin Newcastle United’ın futbolcusu Sandro Tonali’nin geçtiğimiz yıllarda aldığı bahis cezasını İtalya’daki savcılık vermiştir. Fakat futbolcu hem İngiltere liglerinde hem de Avrupa maçlarında oynayamamıştır.
Delil Elde Etme ve İspat Metotları
Disiplin soruşturmalarında delil serbestisi ilkesi geçerli olsa da, bu soruşturmalarda kritik rol oynayan deliller şunlardır:
- Dijital İzler: Bahis sitelerinin sunucularından elde edilen IP adresleri, kullanıcı adları ve finansal hareketlilik kayıtları (Kripto cüzdanları, papara, payfix vb.).
- Bankacılık Kayıtları: Sporcunun hesabından bahis sitelerine veya aracılık eden kişilere yapılan para transferlerinin tespiti.
Ancak günümüzde kişisel verilerin çalınmasıyla alakalı haberleri sürekli görmekteyiz. Başlatılan bahis soruşturmasında da hakem Zorbay Küçük ve Beşiktaşlı futbolcular Necip Uysal ile Ersin Destanoğlu’nun kişisel verileri ele geçirilerek adlarına bahis hesabı açılmış ve kuponlar yapılmıştır. Bu nedenle Necip Uysal ve Ersin Destanoğlu için PFDK, idari tedbirin kaldırılmasına ve yargılamanın tedbirsiz olarak devamına karar vermiştir.
Gizlilik Kapsamı
TFF’nin soruşturma sürecini yönetirken, disiplin sevklerinden önce ilgili futbolcularla (Necip Uysal ve Ersin Destanoğlu örneklerinde görüldüğü üzere) doğrudan iletişime geçmemesi ve savunma haklarını kullanma imkanı sunmaması, hukuki usul ve adil yargılanma hakkı bağlamında ciddi eleştirilere neden olmuştur. Ancak, Türk futbolunun kronikleşmiş sorunlarından olan şeffaflık eksikliği göz önüne alındığında, mevcut soruşturmanın emsalsiz bir büyüklükte ve açıklıkta yürütülmüş olması, uygulamadaki usul hatalarına rağmen büyük önem taşımaktadır. Futbolculara da işin ciddiyetini anlamaları ve her vatandaş gibi yargı önünde eşit olduklarını da hatırlatmıştır. Bu bağlamda, TFF’nin benimsediği şeffaflık ve açıklık ilkesi, disiplin süreçlerinin güvenilirliğini artırma yolunda Türk sporu için atılmış, kritik ve değerli bir adımdır.
Bu şeffaflık umarız kulüplerimiz için de örnek olur. Son dönemlerde futbolculara verilen bonservis ve maaşların artmasıyla birlikte yapılan transferlerin KAP’A bildirilenden farklı maliyetleri olması, Futbolculara verilen maaşların açıklanmaması gibi durumlar çok artmıştır. Bu konularda şeffaf şekilde açıklama yapılmaması da üzerine gidilmesi gereken bir diğer konudur.
Yaptırımların Orantılılık İlkesi Yönünden İncelenmesi
FDT m. 57 ihlallerinde uygulanan yaptırımlar genellikle 45 gün ile 12 ay arasında müsabakalardan men cezasıdır. Bu kararlar, TFF Tahkim Kurulu’na taşınmıştır. Tahkim Kurulu kararlarında temel tartışma noktası, cezanın orantılılığı olmuştur:
Futbolcuların bir müsabaka sonucunu doğrudan etkilemeyen, sadece bahis oynadığı için verilen uzun süreli men cezaları, sporcunun meslek hayatını tamamen bitirme potansiyeli taşımaktadır. Kendi maçları hariç bahis oynamış ve pişman olmuş futbolculara uzun süreli men cezaları vermek orantılılık ilkesine ters düşmektedir.
PFDK’nın soruşturma kapsamında; pişmanlık, itiraf, bahis miktarının düşüklüğü, kaç kere oynadığı, ne zaman oynadığı, hangi maçlara oynadığı gibi nedenlerden dolayı cezaları bir miktar düşürdüğü görülmüştür. Bir kereye mahsus bahis yapan futbolcular ise bu soruşturma kapsamına alınmamıştır.
Fakat cezaların uygulamasındaki çelişki de göz ardı edilmemelidir. Futbolcular hak mahrumiyeti cezasını çektikten sonra sahalara dönerken, hakemler ise 45 gün ve üstü hak mahrumiyeti cezası alırsa meslekten menedilmektedir. Spor Disiplin Hukukunda, futbolcular ve hakemlere uygulanan cezaların sonuçları arasındaki keskin eşitsizlik, orantılılık ilkesini açıkça ihlal etmektedir. Müsabaka sonuçlarını etkileme potansiyeli benzer olan iki meslek grubuna uygulanan farklı cezalandırma eyleminin en kısa sürede giderilmesi gerekmektedir.
Gelinen noktada, TFF’nin 2024-2025 sezonunda başlattığı ve yüzlerce futbolcuyu kapsayan bahis soruşturması, Türk spor tarihinde bir milat olarak kabul edilmelidir. Bu kapsamlı adım, bir yandan yıllardır süregelen bir soruna karşı kararlılıkla mücadele edildiğini göstererek, spor kamuoyunun şeffaflık beklentisine güçlü bir cevap vermiştir. Uygulanan yaptırımların temel amacı, yalnızca suçu cezalandırmak değil, aynı zamanda diğer sporcular için caydırıcılık yaratmaktır. Bu nedenle, disiplin kurullarının ve Tahkim Kurulu’nun kararlarında, orantılılık ilkesi titizlikle uygulanmalı; pişmanlık, bahis miktarının düşüklüğü gibi hafifletici nedenlerin uygulama kriterleri açık ve tutarlı hale getirilmelidir. Nihayetinde, bahis yasağına dair atılan bu tarihi adımın kalıcı bir başarıya dönüşmesi için, sadece yasak koymak yeterli değildir; aynı zamanda adil, şeffaf ve çifte standardı olmayan bir uygulama felsefesiyle, sporun ruhunu ve dürüstlüğünü gelecek nesillere taşımak temel hedef olmalıdır.
KAYNAKÇA
1 https://www.tff.org/default.aspx?pageID=246&ftxtID=49006
2 https://www.thebusinessresearchcompany.com/report/gambling-
3 Türkiye Futbol Federasyonu, Futbol Disiplin Talimatı



