Günümüzde otomotiv sektöründe sıfır ve özellikle ikinci el araç satışlarının önemli ölçüde artmasıyla birlikte, bu araçlarda sonradan fark edilen ve hukukta “gizli ayıp” olarak değerlendirilen ayıplardan kaynaklı mağduriyetler de fazlasıyla artış göstermektedir. Satın alınan araçların devrinden sonra fark edilebilen ve adeta kötü bir sürpriz gibi ortaya çıkan motor arızaları, ağır hasar geçmişi, aracın kilometresinin gösterilenden yüksek çıkması veya pert kaydının gizlenmesi gibi birçok dürüstlüğe aykırı durumlar ile karşılaşılarak bireylerin maddi zarara uğramasına sebep olmaktadır.
Daha çok ikinci el otomotivlerin alım – satımlarında karşımıza çıkan bu mağduriyetler, hukukumuzda seçimlik haklara dayanılarak giderilebilmektedir. Bugünkü yazımızda, otomotiv sektöründe karşımıza sık sık çıkan bu mağduriyetlere karşı hangi hukuki yollara başvurulabileceği ve bireylerin hasarlarının tazminini ne şekilde talep edebileceği konusu önemle ele alınacaktır.
- Gizli Ayıp Nedir?
Gizli ayıp; en basit haliyle satın alınan malda satış anında mevcut olan, ancak alıcı tarafından göstermesi gereken olağan dikkat ve özen yükümlülüğü kapsamında anlaşılması mümkün bulunmayan bir ayıp türüdür. Ayıp kavramının daha net olarak türlerine vurgu yapılmak suretiyle Yargıtay 6. Hukuk Dairesi’nin 2021/3983 E., 2022/1336 K. Sayılı kararında ise şu şekilde bir tanımlamaya yer verilmiştir: “İlk bakışta görülebilen veya basit muayene ile anlaşılabilen türden ayıplar açık ayıp; ilk bakışta görünemeyen veya basit muayene ile hemen anlaşılamayan, sonradan kullanılmakla ortaya çıkan ayıplar ise gizli ayıp olarak nitelendirilir.”
Yargıtay’ın vermiş olduğu bu tanımdan da yola çıkılarak söylenebilir ki; gizli ayıp kapsamında değerlendirme yapılarak hukuki yollara başvurma imkânı doğabilmesi için satın alınan araçta ilk bakışta veya basit muayene ile tespit edilemeyen, gereken olağan ölçüde dikkat ve özen yükümlülüğü yerine getirilmesine rağmen tespiti mümkün olmayan bir ayıbın olayda var olması gerekmektedir.
6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu’na bakıldığında ise; gizli ayıba ilişkin net bir tanım verilmemekle birlikte, satın alınan malın kontrol edilmesi ve gizli ayıbın tespit edilmesi halinde ne yapılması gerektiğine ilişkin sorumluluk yüklendiği görülmektedir. Konuya ilişkin 223. Madde şu şekildedir: “Alıcı, devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorundadır.
Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması halinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır.”
İlgili maddeden anlaşılacağı üzere, Kanun bize satın alınan malı imkân bulunan en kısa zamanda gözden geçirme ve bir ayıbın tespiti halinde uygun bir zaman içerisinde satıcıya bildirim yükümlülüğü yüklemiştir. Ancak detaylı bir inceleme veya kullanım sonrasında varlığı anlaşılabilecek bir ayıp varsa, bu yükümlülüğün kapsamı genişletilerek gözden geçirme ve olağan bir kontrol ile ayıbın tespit edilerek bildirilmesi yerine; gizli ayıbın fark edildiği andan itibaren derhal satıcıya bildirim yükümlülüğü verilmiştir. O halde, alıcı aracını satın aldığı andan itibaren başta tespit edemeyeceği bir ayıp ile karşılaştığında, bu ayıbı vakit kaybetmeden derhal satıcıya bildirmelidir.
Önemle değinmek gerekir ki; gizli ayıplarda satıcının her ne kadar bu ayıptan haberi olmasa dahi, sorumluluğu doğacaktır. Bu sebeple satıcıya gizli ayıp ihbarı yapıldıktan sonra kendisinin sorumlu olmadığına dair bir cevap alınırsa itibar edilmeden aşağıda yer vereceğimiz hukuki yollara gecikmeksizin başvurulması önem taşımaktadır.
- Gizli Ayıbın Tespiti Halinde Başvurulabilecek Seçimlik Haklar
Yazımızın ilk bölümünde, gizli ayıbın tanımına ve Kanunda yer verilen lafzına değinmiştik. Bu bölümümüzde ise almış olduğunuz aracınızda gizli ayıp çıkması halinde uğramış olduğunuz mağduriyetinizi, ilgili kanunun ayıba karşı tekeffül hükümleri çerçevesinde inceleyeceğiz.
6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 227. Maddesi uyarınca, alıcının seçimlik hakları şu şekildedir:
- Satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme,
- Satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinden indirim isteme,
- Aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme
- İmkân varsa, satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme.
Bu seçimlik haklar, satıcıya tek taraflı olarak bildirilmek suretiyle kullanılabilecektir. Satıcı, maldaki gizli ayıbı bilmese dahi alıcının bu talebini yerine getirmekle yükümlüdür. Satılanın değerindeki eksiklik satış bedeline çok yakın ise, alıcı ancak sözleşmeden dönme veya satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme seçimlik haklarından birisini kullanabilecektir.
Yukarıda değinmiş bulunduğumuz seçimlik haklar, alıcının tüketici olarak değerlendirildiği satış işlemlerine ilişkindir. Bilindiği üzere, taraflardan her ikisi veya birisinin tacir sıfatına haiz olması hukukumuzda hem mahkemelerin görevi hem de tarafların dahil olduğu kanuni düzenlemeler bakımından değişkenlik göstermesine sebep olmaktadır. Bu çerçevede bahsettiğimiz araç satışında bu satışın ticari bir satış olduğu değerlendirildiği durumlarda özel düzenleme olarak Türk Ticaret Kanunu’nun 23. Maddesi gözetilmelidir. İlgili maddenin son fıkrası gereği teslim anında ayıbın açıkça belli olması halinde 2 gün; gizli ayıbın bulunması halinde ise 8 gün içerisinde gerekli incelemelerin yapılıp satıcıya bildirilmesi şarttır. Görüldüğü üzere, ticari bir satış söz konusu ise açık ve gizli ayıbın bildirimi tüketici vasfından farklı olarak hak düşürücü sürelere bağlanmıştır.
- Sonuç
Özetle, günümüzde özellikle ikinci el araç alımlarında satıştan önce aracınızı bir ekspertize götürmek büyük bir önem arz etmektedir. Çünkü motordaki hasarlardan kilometre sayısına, pert kaydından aracınızın teknik özelliklerine kadar zaman içerisinde kendini gösterebilecek gizli ayıpların var olması yadsınamayacak bir ihtimalde olup, bu ayıpların tespitinden sonra kanuni haklarınızı bilerek hareket etmek çok önemlidir. Herhangi bir hak mahrumiyeti yaşamamanız adına aracınızı devraldıktan sonra bir sorun ile karşılaşmanız halinde bir avukat desteği ile hareket ederek yasal haklarınızı kullanmanızı şiddetle tavsiye ederiz.



