Sony Music ve Universal records tarafından Suno ve Udio platformlarına açılan telif hakkı ihlali davası

Yapay Zekâ v. Yapım Şirketleri: Modern Telif İhlali

  1. Yapay Zekânın Tanımı

Alfa çağına geçilmesiyle birlikte yapay zekanın günlük hayatta karşılaşıldığı alanlar artmış, yapay zekâ oldukça insan hayatına entegre ve önemli bir olgu haline gelmiştir. Yapay zekâ dediğimiz kavram asıl olarak derin sınır ağları içeren ve öğrenme, problem çözme, dil algılama, ses tanıma, görüntü işleme gibi özelliklere sahip teknolojik bir üründür. Bu teknoloji sayesinde bilgisayarlar, araba kullanmak veya satranç oynamak gibi insan davranışlarını taklit ederek problem çözmekte ve sonuç olarak bu eylemleri daha iyi ve hızlı şekilde yapar hale gelmiştir.1 Ancak yapay zekanın insan yaşamını kolaylaştırma metodu doğrultusunda günlük hayatımızda birçok şekilde kullanabileceğimiz avantajları olduğu kabul görse de, hukuki olarak çeşitli uyuşmazlıklara yol açabilmektedir. Şöyle ki, yapay zekanın kullanım alanı sadece bir bilgiyi öğrenmek veya herhangi bir konuda destek almak ile sınırlı olmayıp “öğretici yapay zekâ modeli” olarak anılan model gereği herhangi bir müzik, resim gibi hukuken korunan ve eser niteliği taşıyan verilerin de yapay zekâ ile benzerlerinin üretilebilmesi mümkündür. Bugünkü yazımızda fikri ve sınai mülkiyet hukuku ile yapay zekanın çatıştığı noktalara önemli bir emsal teşkil edecek olan, telif hakkının ihlaline ilişkin bir hukuki değerlendirme kaleme alınacaktır.

  1MILLINGTON, Ian/FUNGE, John, Artificial Intelligence For Games, B.2, New York 2009, s. 4-5

  1. Amerika Kayıt Endüstrisi Birliği (RIAA) ‘nin Suno ve Udio’ya Açmış Olduğu İhlal Davası

Amerika Kayıt Endüstrisi Birliği (RIAA), Amerika Birleşik Devleti’nde müzik yapım distribütörlerini temsil eden; sanatçıların fikri mülkiyet haklarını korumayı amaçlayan bir kuruluştur. Söz konusu kuruluş tarafından, dünyaca ünlü Sony Music, Universal Records, Warner Records Inc. ve diğer çeşitli plak şirketleri adına yapay zekâ tabanlı müzik üretim platformları olan Suno ve Udio’ya dava açılmıştır.

Suno uygulaması, yapay zekaya talimat verilerek kişilerin isteklerine uyan şarkılar üreten ve şarkının tamamını indirebilme seçeneği sunan bir platformdur. Udio uygulaması da aynı şekilde yapay zekâ tabanlı bir müzik oluşturma aracıdır. Tempo, şarkı sözü gibi kullanıcıların isteğine göre parametreler belirlenerek saniyeler içerisinde şarkılar üretilebilmektedir. Kullanıcılar, bu ürünlere genel veya özel parametreler sunabilmektedir. Örneğin, 1990’lı yıllara ait popüler olan rap şarkılarına benzer bir şarkı sunulması komutu verildiğinde, isteğe bağlı şarkı sözleri de belirtilerek saniyeler içerisinde birçok seçenek herhangi bir prodüktör veya alt yapıya sahip olmaksızın kolayca yapay zeka ile üretilebilmektedir.

Yukarıda bahsi geçen yapay zekâ tabanlı platformlara karşı 24 Haziran 2024 tarihinde ABD’nin New York ve Massachusetts eyaletlerinde telif hakkının ihlal edilmesine ilişkin davalar açılmıştır. Davacı şirketler, Suno ve Udio’nun yapay zekâ temelli platformlarıyla “piyasayı ele geçirme” ve “davacı şirketlerin yerine geçme” gibi endişelerini dava dilekçelerinde sunmuşlardır. Söz konusu şirketlere ait eserlerin yapay zekâ platformu üzerinden beste, söz, nota gibi özelliklerinin kopyalanıp saniyeler içerisinde birçok benzer şarkının piyasaya sürülmesine imkân tanıması, bahsi geçen plak şirketlerinin yerini alarak haksız bir rekabet ortamı oluşturmasını destekler niteliktedir.

Davacı yapım şirketleri, yapay zekâ ile üretilmiş olan uyuşmazlık konusu eserlerin her birisi için 150.000 dolar tazminat talep etmiş, ihlal iddialarının dayanağı olarak ise Green Day’in “American Idiot” ve Jerry Lee Lewis ’in “Great Balls of Fire“ şarkılarını öne sürmüşlerdir. Suno ve Udio şirketlerine ait platformlarda, plak şirketlerine ait telif hakkı bulunan eserlerin sample alınarak hukuka aykırı şekilde yapay zekâ modeline aktarıldığı ve böylelikle taklit müzik üretimine izin verildiği ihlal iddialarının temelini oluşturmaktadır. Şarkıların görsel gösterimleri incelendiğinde, yapay zekanın telif hakkına sahip eserlerin notalarını kopyalayarak neredeyse bire bir benzeri niteliğinde şarkılar ürettiği tespit edilmiştir.

Amerika Birleşik Devletleri’nin telif haklarına ilişkin mevzuatı incelendiğinde, münhasır haklara ilişkin sınırlamalar bölümünde “adil kullanım” ilkesinin düzenlendiği görülmektedir. İlgili madde uyarınca, telif hakkıyla korunan bir eserin; eleştiri, yorum, habercilik, akademik çalışmalar ve araştırmalar gibi amaçlar için kopyalar veyahut fonograflar veya başkaca bir yolla çoğaltılarak kullanımı dahil olmak üzere makul kullanımının telif hakkı ihlali sayılmayacağı açıkça belirtilmiştir. Eserin kullanımının makul kullanım çerçevesinde değerlendirilip değerlendirilemeyeceği hususunda 4 farklı ölçüt yer almaktadır:

  1. Kullanım amacı ve niteliği, kullanımın ticari nitelikte olup olmadığı veya kâr amacı gütmeyen eğitim amaçlı olup olmadığı,
  2. Telif hakkına konu eserin niteliği,
  3. Telif hakkıyla korunmakta olan eserin bütünüyle ilişkili olarak kullanılan bölümün miktarı ve önemi,
  4. Kullanımın telif hakkına tabi eserin potansiyel pazarı veya değeri üzerindeki etkisi.

Yukarıda bahsi geçen adil kullanım doktrini söz konusu dava ile paralel olarak incelendiğinde, plak şirketlerine ait eserlerin yasal izne sahip olmaksızın yapay zekâ tarafından kopyalanarak benzerlerinin üretilmesi, adil kullanım olarak değerlendirilememektedir. Bu noktada, davalı yapım şirketlerinin eserlerinin telif haklarının ihlal edildiği yönündeki iddiaları hukuka uygun olacaktır.

Yukarıda açıklanan hukuki değerlendirmeler doğrultusunda, somut uyuşmazlıkta yapay zeka üretici şirketlerin ihmali bir şekilde hukuka aykırılıklara yol açtığını söylemek mümkündür. Bir teknolojik ürün üretilip piyasaya sunulurken, üretken yapay zeka modelinin hukukiliğinin yanı sıra modelin faydalanacağı veri tabanının da denetlenmesi gerekmektedir. Yapay zekâ üretici ve geliştirici şirketlerin, yapay zekâ modellemesini özgünlüğe uygun olarak detaylandırması ve herhangi bir ihlale mehil vermeyecek şekilde kodlaması gerekmektedir.