Gelişen teknoloji ve dijitalleşen yeni dünya ile birlikte toplumda yaş grubu fark etmeksizin oyunlara olan ilginin arttığı görülmektedir. Oyun çeşitlerinin genişlediği ve oyunlara olan ilginin hız kesmeden arttığı bugünlerde artık online oyun kapsamında e-spor dalları gelişmiş, e-spor aktiviteleri ve turnuvalar düzenlenmeye başlamıştır. Artık oyun oynamak bir meslek ve spor haline gelmiş, insanlar için kazanç kapısı halini almıştır. Bu kapsamda sanal alemde emek verilen oyun hesapları, oyun karakterleri kişiler için oldukça önemli hale gelmiştir. Oyun karakterleri, oyuncunun oyun içerisindeki seviyesini ve gücünü gösteren konuma gelmiştir. Dolayısıyla oyun karakterlerinin sahip olduğu “item” olarak adlandırılan sanal eşyalar ya da oyun paraları oyuncular için fazlaca değerlidir.
Online bilgisayar oyunlarında oyun karakterlerinin “item” olarak isimlendirilen eşyalarının veyahut oyundaki sanal paralarının çalınması günümüz oyuncularının çok sık yaşadığı bir durumdur. Oyuncuların, oyun hesaplarının bağlı olduğu kullanıcı hesapları çalınmakta ve bu hesapların hack yöntemi ile veya başkaca bir yol ile ele geçirilmesi halinde oyun karakterleri de ele geçirilmektedir. Bu denli yüksek değere sahip oyun karakterlerinin izinsiz ele geçirilmesi halinde hangi suçun oluşacağını ve Yargıtay’ın bu konudaki görüşünü sizler için bu makalemiz kapsamında ele alıyor olacağız.
OYUN KARAKTERİNİN ÇALINMASI HIRSIZLIK SUÇUNU OLUŞTURUR MU?
Oyun karakterlerinin izinsiz ele geçirilmesi hususunu, Türk Ceza Kanunu’nun 141. Maddesi çerçevesinde inceleyelim. İlgili kanun maddesi “zilyedinin rızası olmadan başkasına ait taşınır bir malı, kendisine veya başkasına bir yarar sağlamak maksadıyla bulunduğu yerden alan kimse” hükmünü içermekte olup, bu hüküm uyarınca hırsızlık suçunun konusunu taşınır mal niteliğindeki eşyalar oluşturmaktadır. Yargıtay; online oyun karakterlerinin, eşyaların ve sanal paraların başkası tarafından ele geçirilmesi durumunda bu karakterlerin, eşyaların veya sanal paraların alınıp satılabilen maddi değere sahip birer veri olduğunu kabul etmekte. Bunlara ilişkin izinsiz ele geçirme şeklindeki eylemlerin de suç oluşturduğunu ancak bu suçun, hırsızlık suçu kapsamında değerlendirilemeyeceğini belirtmektedir. Buna ilişkin Yargıtay kararlarına aşağıda yer veriyor olacağız.
“Oyun karakterlerinin çalınması şeklinde gerçekleşen eylemde eksik inceleme ile birlikte kararı bozmuş olsa da karar kapsamında açıkça verilerin hukuka aykırı olarak ele geçirilip, bundan da yarar sağlanmasının; ekonomik değer taşısa dahi veriyi taşınır mal haline getirmeyeceği…” (Yargıtay 13. Ceza Dairesi, 2016/2155 E., 2017/10403 K.)
“Hırsızlık suçunun maddi unsurlarından olan konu ve fiil unsurları oluşmadığından oyun karakteri, ekonomik bir değer ifade etmekte ise de; taşınır bir mal olmadığından…” (Yargıtay 13. Ceza Dairesi, 2019/9265 E., 2020/258 K.)
İlgili Yargıtay kararlarında da görüleceği üzere oyun karakterleri, her ne kadar maddi bir değere sahip veri olarak değerlendirilse bile bu hususun taşınır mal niteliği kapsamında değerlendirilemeyeceği açıktır. Bu sebeple söz konusu verilerin izinsiz ele geçirilmesi halinde hırsızlık suçunun unsurları oluşmayacağından, bu eylem bakımından Türk Ceza Kanunu 244. maddesinde tanımlanan suçun incelenmesi gerekmektedir.
TCK 244: SİSTEMİ ENGELLEME, BOZMA, VERİLERİ YOK ETME VEYA DEĞİŞTİRME SUÇU BAKIMINDAN DEĞERLENDİRME
Türk Ceza Kanunu’nun 244. maddesi bilişim sistemini engelleme, bozma, erişilmez kılma, verileri yok etme veya değiştirme suçunu ele almaktadır. Bu suç, hukuka aykırılık içeren çeşitli eylemlerle bilişim sistemine zarar verilmesi ile oluşur. Bu kapsamda bir kimsenin hesabına girilmesi, hesabına erişilmesinin engellenmesi, verilerinin çalınması veya yok edilmesi şeklindeki eylemler bu suç içeriğinde değelendirilmektedir. Oyun hesaplarının “hacklenmek” suretiyle hukuka aykırı şekilde ele geçirilmesi hususu da bilişim suçları kapsamında değerlendirilmektedir. Buna ek olarak, oyun hesaplarına erişilmesi ve hesaplardaki itemlerin, sanal paraların ele geçirilmesi aynı maddenin devamında yer alan bilişim sistemlerinin ele geçirilmesi suretiyle haksız çıkar sağlanması şeklinde ele alınmıştır.
Yargıtay ise bu suç bakımından ikili değerlendirme yapmış ve hırsızlık suçunun konusu ile TCK 244’de yer alan suçun konusunu karşılaştırmıştır. Bu kapsamda hırsızlık suçunun konusunun taşınır bir mal olması gerektiğini, 244. maddede yer alan suçun konusunun ise veriler olduğunu belirtmiştir. Verilerin, taşınır bir mal niteliğinde olduğuna ilişkin herhangi bir hüküm bulunmaması sebebiyle de söz konusu internet ortamındaki verilerin izinsiz ele geçirilmesi eyleminin hırsızlık suçunu oluşturmayacağını kabul etmiştir.
İlgili suçlar fiil unsurları bakımından da karşılaştırıldığında; hırsızlık suçunun fiil unsurunun fiziken bir yer değiştirme, alıkoyma olduğuna ancak 244. maddede yer alan fiillerin tamamen elektronik ortamda gerçekleştirilen fiiller olduğuna kanaat getirmiştir.
İnternet ortamındaki oyun hesaplarının izinsiz şekilde ele geçirilmesi halinde, ilgili verileri ele geçiren kişinin bu eylemi “bilişim sistemini engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirme” suçunu gündeme getirecektir. Bu suç kapsamında; bilişim sistemindeki veriyi bozan, yok eden, değiştiren veya erişilmez hale getiren kişinin cezalandırılacağı ve ilgili maddenin devamında bu fiillerin işlenmesi suretiyle haksız çıkar sağlanması halinde 244. maddenin 4. fıkrasının oluşacağı görülmektedir. Dolayısıyla Yargıtay’ın bu konudaki değerlendirmesi; oyun hesaplarının, karakterlerin, eşyaların veya sanal paraların izinsiz ele geçirilmesi halinde, ilgili verilerin maddi bir değere sahip olması ancak taşınır mal niteliği bulunmaması sebebiyle TCK 244. maddesinde yer alan suçun oluşacağı yönündedir. Şöyle ki;
Netice olarak Yargıtay, internet ortamındaki oyun karakterlerinin, hesapların, sanal para ve eşyaların ele geçirilmesi hususunu gerek suçun konusu gerekse de fiil bakımından hırsızlık suçunun oluşmayacağı yönünde karara bağlamıştır. Söz konusu eylemlerin hem suçun konusu hem fiil hem de haksız çıkar sağlama yönünden TCK 244.maddesinde yer alan suçu oluşturduğuna karar vermiştir.
Aşağıda yer vereceğimiz emsal nitelik taşıyan Yargıtay kararlarında da bu durum görülecektir.
“Yargıtay, TCK madde 142 ve 244 kapsamında düzenlenen suçları konu ve fiil açısından karşılaştırmıştır. Bilgisayar üzerinden işlenmesinden sebeple uygulamada sıklıkla hatalı şekilde nitelikli hırsızlık olarak tavsif edilen dava konusu fiillerin, TCK madde 244’de yer alan “sistemi engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirme” suçunu oluşturabileceğini belirtmiştir.” (Yargıtay 13. Ceza Dairesi, 08.01.2020 tarihli, 2019/9265 E., 2020/258 K.)
“Verilerin hukuka aykırı olarak ele geçirilip, bundan da yarar sağlanmasının; ekonomik değer taşısa dahi veriyi taşınır mal haline getirmeyeceği, bu itibarla; Knight Online oyunundaki katılana ait karakterin hukuka aykırı bir şekilde ele geçirilmesi eyleminin, 5237 sayılı TCK’nın 244/2-4. maddesindeki bilişim suçunu oluşturacağı gözetilmeksizin, suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde TCK’nın 142/2-e maddesi gereğince hırsızlık suçundan hüküm kurulması bozmayı gerektirmiş…” (Yargıtay 2. Ceza Dairesi, 2019/11010 E., 2020/568 K.)
“Oyun karakterlerinin değerinin belirlenmemiş olması karşısında; oyun sitesinden çalındığı anlaşılan oyun karakterine ait sanal eşyanın maddi değerinin sorulması suretiyle eylemin TCK.nın 244/4. maddesindeki suçu oluşturup oluşturmayacağı araştırılmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması (…) bozulmasına” (Yargıtay 8. Ceza Dairesi, 2019/23018 E., 2021/4187 K.)
Sonuç olarak, TCK 244. maddesi kapsamında bilişim sisteminde yer alan verilerin varlığı, doğruluğu, erişebilirliği korunmakta olup, bu veriler için her türlü koruma sağlanmaktadır. Dolayısıyla internet ortamında oyun hesaplarının, oyun karakterlerinin, sanal paraların ve eşyaların ele geçirilmesi halinde TCK 244. maddesinin oluşacağı kabul edilmektedir. Bu suçun mağduru iseniz ilgili madde uyarınca suç duyurusunda bulunduktan sonra zararınızın giderilmesine yönelik bir tazminat davası da açabilmeniz mümkündür. Bu noktada mutlaka uzmanlardan hukuki destek alınması önem arz etmektedir.
Av. Gizem DURU



