Örnek No:13, kira sözleşmesinden kaynaklanan bir icra takip türüdür. Taraflar arasında yapılmış olan kira sözleşmesinden kaynaklanan kira alacağının ödenmemesi durumunda; vadesi gelmiş veya eksik ödenmiş kira alacağının tahsil edilebilmesi ve kiracının tahliye edilmesi için bu ilamsız takip türüne başvurulur. Kiraya veren, sadece eksik ödenmiş veya vadesi gelmiş kira bedelinin ödenmesini istiyorsa, kiracıya karşı genel haciz yolu ile takip başlatabilir. Ancak genel haciz yolu ile kiracının tahliyesi sağlanamaz. Bu sebeple, kira alacağının ödenmesi ile kiracının tahliyesi de talep ediliyor ise Örnek No 13’e göre takip başlatılması şarttır.
Konuya ilişkin İcra ve İflas Kanunu’nun 269. Maddesi şu şekildedir:
“Takip adi kiralara veya hasılat kiralarına mütedair olur ve alacaklı da talep ederse ödeme emri, Borçlar Kanunu’nun 260 ve 288 inci maddelerinde yazılı ihtarı ve kanuni müddet geçtikten sonra icra mahkemesinden borçlunun kiralanan şeyden çıkarılması istenebileceği tebliğini ihtiva eder.
Bu tebliğ üzerine borçlu, yedi gün içinde, itiraz sebeplerini 62’nci madde hükümleri dahilinde icra dairesine bildirmeye mecburdur. Borçlu itirazında, kira akdini ve varsa buna ait mukavelenamedeki imzasını açık ve kesin olarak reddetmezse, akdi kabul etmiş sayılır.
İtiraz takibi durdurur. İtirazın tebliği tarihinden itibaren altı ay içinde itirazın kaldırılmasını istemeyen alacaklı, bir daha aynı alacaktan dolayı ilamsız icra yolu ile takip yapamaz.”
Görüldüğü üzere, bu takip yolunda da genel haciz yolu ile başlatılan takipteki gibi İcra ve İflas Kanunu’nun 58. Maddesi uyarınca istenen bilgilere yer verilir ve yetkili icra dairesinde söz konusu takip başlatılır.
Ödeme emrini teslim alan icra organı, borçlu kiracıya ödeme emrini tebliğ eder ve kiracının normal kiralarda 10 gün; konut ve çatılı iş yeri kiraları için ise 30 gün içerisinde takip konusu tutarı ödeme süresi mevcuttur. Eğer kiracının kira sözleşmesine, borcun bir kısmına veya tamamına itirazı varsa, ödeme emrinin kendisine tebliğinden itibaren 7 gün içerisinde yetkili icra dairesinde itirazda bulunması gerekir. Borçlu kiracının takibe itiraz etmesi halinde, söz konusu takip duracaktır.
Borçlu kiracının takibe herhangi bir itirazı bulunmaması halinde ise, kiraya veren artık yetkili İcra Mahkemesinden kiracının tahliyesini talep edebilecek ve ödeme emrinin tebliğinden itibaren 30 gün içerisinde kira parasını ödenmez ise icra takibini kesinleştirerek haciz yoluna başvurabilecektir.
Önemle belirtmek gerekir ki, kira sözleşmesinin tarafları gerek kiraya veren gerekse kiracı olsun birden fazla ise, bu kişiler takibe taraf olarak eklenmelidir. Çünkü Örnek No 13 kira alacağının tahsili yanında tahliyeyi de içermektedir ve tahliye talebi bölünememektedir.
İtirazın Kaldırılması
Yukarıda değindiğimiz gibi, borçlu kiracıya tebliğ edilen ödeme emrine karşı 7 gün içerisinde itiraz hakkı mevcuttur. İtiraz edilmesi halinde takip durur ve itirazın kaldırılması için yetkili ve görevli mahkemeye başvurmak gerekmektedir. Ancak yetkili mahkeme borçlunun itiraz ettiği hususa göre değişkenlik göstermektedir. Şöyle ki:
- Borçlu Kiracının Kira Sözleşmesine İtiraz Etmesi
Kiracı, ödeme emrinin dayanağı olan kira sözleşmesine veya yazılı kira sözleşmesindeki imzaya açıkça itiraz edebilir. Bu durumda kiraya veren, noter tarafından onaylanmış bir kira sözleşmesini mahkemeye sunarak itirazın kaldırılması ve tahliye talep edebilir.
Takip konusu kira sözleşmesinin adi olarak düzenlenmiş olması veya sözlü olarak kurulmuş olması durumunda ise, artık başvurulması gereken mahkeme; genel mahkeme olan Sulh Hukuk Mahkemesidir.
- Borçlu Kiracının Kira Sözleşmesi Dışında Bir Hususa İtiraz Etmesi
Kiracı, takip dayanağı olan kira sözleşmesine değil de kira sözleşmesi dışında kalan hususlara itiraz ederse İcra Hukuk Mahkemesine başvurularak takibin devamına karar verilmesi ve tahliye başvurusu yapılabilecektir.



